Genel

Bu türkü başka türkü :Kırsalın Türküsü Fotoğraf Sergisi

 

 

 

Edirne Fotograf Sanati dernegi

Yani Efod
Kuruldugu gunden itibaren 

Basarilarla dolu

Turkiyedeki sayili derneklerden biri

Baskani Serdar Iyiiz

Her daim caliskanligi ve ileriye donuk

Projeleri ile adindan soz ettiriyor

Kirsalin turkusu

Fotografin buyusu

Atolye calismasi

Hazırlığı uzun bir sure önce basladi

Belli Özveri ile çalışılmış

Herkesin emeği çok fazla

Tarih

 

18 ekim 2017 

Saat 18.30


Simdi final zamani

İnsanlarda gelmeye başladı

Bu işe gönül vermiş

Hepsi birer cehver

Fotoğraf sanatçısı

İş böyle olunca

Usta fotoğraf sanatçılarının

Kadrajlarından muhteşem eserler çıktı

Trakya kirsalinin

Bir cok fotografi cekildi

Atolye sorumlusu

Isinin egli bir insan

Servet Çınar

Tam bir fotograf tutkunu

Alparslan Bolu

Basak Balkan

Ender Ozel

Erdinc senyurek

Fatma Bayko

Hakan Atalay

Hatice Sinik

Ismail Buyuksimsek

Zehra Kadioglu

Kendini fotografa adamis

Guzel insanlar

Dun aksam bir kez daha gordum ki

Edirneliler tam bir fotograf tutkunu

Trakyada kirsal yasam

insanlarda ciddi anlamda

Merak uyandiracak

Efod tarafindan yapilan

En guzel projelerden biri

Birde

Sergiye renk katan

Mustafa Dalgic yonetimindeki

Koronun perfomansi

Geceye renk katti

Kirsalin turkusu atolyesinde

Fatma Baykonun bir resmi

Odule laik goruldu

Fotoğraf mankeni

Oya Eylül ÖZAYDINLIK

Trakya Universitesi

Devlet Konservatuarı

Balkan Serfoni orkestrasında kemancı

Muhteşem bir yetenek doğrusu

Evet kisacasi


Edirne Fotograf Sanati dernegi


Fotograf Sanati adina guzel 


Isler yapmaya devam ediyor

Atolyenin Genel Koordinatoru

Serdar Başkan olmak uzere

Atolye sorumlusu
Servet cinar

Ve tum

Atolye uyelerine ,
Sanat ve kultur kenti edirne de

EDİRNE TİCARET ODASI FUAYE SALONUNU 


Dolduran Tum Sanat severlere tesekkurler

 

Advertisements
Genel

Tuzla Musiki Topluluğundan muhtesem başlangıç

tuzla

 

Bir sanat sezonu daha geldi çattı

Şimdi tatlı bir heyecan var

Günün ilk saatleri

Heyecan şimdiden tavan yapmış durumda

Prova 5 te olmasına rağmen

Kuliste tatlı bir heyecan..

Herkes yeni sanat sezonunun ilk konserini bekliyor

Kolay değildir musikiyi icra etmek

Kaybedersiniz Bulamazsınız bu okyonusta kendinizi

590 makam on binlerce şarkı

Güftekarların kaleminden bestekarların

Eseridir en güzel şarkılar

Dillerden dillere dolanır çoğu zaman

Usül,TAVIR tabiki musiki uslubu

birbirinden değerli korolar topluluklar

Koro ve topluluklardan bahsetmişken

Saat 20.00 oldu bile

Salon Tıklım tıklım insan dolu belki geri dönenler bile oldu

Böylesine özel konseri kaçıranlar cidden çok üzüldü

2017-2018 Sanat sezonunun ilk konseri ve sahnesi

Dün akşam İstanbul Tuzla Musiki Topluluğunundu

Muhtesem bir repertuar ve sazlar

Bir şefleri varki bir melek

TRT iSTANBUL RADYOSU SES SANATÇISI

Seda Gökkadar

Sanat camiasında çok sevilen ve sayılan bir isim

Disiplinli ve otariter bir şef

Basarıdan başarıya koşan bir sanatçımız

Tuzla Musiki Topluluğu Türkiyede

Adından fazlasıyla bahsettiren ve Getirdiği Konuk sanatçılarıyla

Konserlere Damgasını vuran Bir topluluk

Sezonun ilk konserinde

Ahmet ÖZHAN Gibi bir duayeni ağırlamak

İnanın Tuzla Musiki Topluluğuna çok yakıştı

Bir bölüm  ayrılmasına rağmen musiki severlerden ayrılamamakta

Duayen  sanatçının en mutlu anı olsa gerek

Topluluk solistlerine gelince

Seda Gökkadar Hanımefendinin öğrencisi olmak

Onlar için çok güzel mutluluk olsa gerek

Bir çok değerli solisti var Topluluğun

Bir şef için en güzel mutluluk bu olsa gerek

Emeğinin karşılığını musiki severler önünde

Yüzlerce seyirciden Avuçları patlayana kadar alkışlara almak

Konserlerinizde alkışınız bol olması dileğiyle

Genel

ŞAİRİN YOL HİKAYESİ –SEDA HANDAN KALAN

 

seda

Bu yol hikayesi 4 yıl önceye dayanıyor.Kendisini dört yıl önce bir şiiri sayesinde sosyal medya sayesinde fark etmiştim.Kaliteli, Özgüven sahibi,yetenekli kişilerden biriydi..Ortak özelliğimiz ikimizinde şiir yazması ve müzik ile uğraşmasıydı

 

Şiirleri ile yeniden doğan bir öğretmendi SEDA HANDAN KALAN

 

Bu kadar güzel şiir yazmasının sebebi etkileyici Türkçesi,diksyonuydu

Bir de o tertemiz yüreği ve yüreğinden küllenen hikayeleri

Sıradan şiir yerine yüreğinden geçenleri beyaz sayfalara aktarıyor .Düzdün uslup ve yazım dili şiiri güzelleştiriyor

Biraz tanımanızı isterim Kendisi İzmirli

Şiire ve musiki tutkunu

Yeteneği üst düzeyde bir insan Seda Handan Kalan

Bu hikaye İzmirden  başlayıp Çanakkale Onsekiz mart  Üniversitesi buradan da Çorum ÖBEKTAŞI köyüne uzanıyor

 

İç Anadolu bölgesinin karadenizle kesisen kısmında yer alan çorum ili öbektaşı sosyal olanakları ile zayıf bir köy

 

Olanak olmadığı için yaşam çoğunlukla çorum merkezde

 

Seda Handan KALAN  hocamızın amacı köydeki öğrencilere bilgi birikimini sunmak

 

Bunuda fazlasıyla başarıyor zaten

 

Seda Handan KALAN çok seviliyor ve Yaptığı her çalışma çevresince takdir ediliyor

 

Öğrencileri Seda Hocayı çok seviyor Bu onun için en büyük mutluluk

 

Seda HANDAN KALAN IN Öğretmenliği ve insancıl davranışları köyün en sevilen öğretmeni konumuna getiriyor

 

Köydeki insanlar Seda Hocanın bilgisinden yararlanmak adına sıraya geçiyor

 

Boş zamanlarında ŞİİRLE meşgul olan seda handan kalan SIRADAN ŞİİR YAZMAKTANSA yüreğinden geçenleri kalemle beyaz sayfalara aktarıyor

 

Kendisi kısaca bir şiir perisi gibi

Hayatı boyunca yaşama sevincini hiç kaybetmemiş

Pozitif olmuş hayata karşı

 

Kısacası bir hobiden çok yaşam felsefesi olarak benimsemiş şiir yazmayı 

 

Şiir camiasında çok söz edilmeyen arka planda yaptığı çalışmalarla Farkedilmeyi bekleyen cehver aslında

 

Şuan  100 e yakın şiiri ,2 adet bestelenmiş şiiri bulunmakta ve TRT repertuarına girmeye laik eserler

 

Yüreği sevgi ile atan şiirle dolu genç kardeşimiz

 

Yolun açık,basarıların daim olsun Güzel İnsan

 

Genel

BİR YAŞAM BİR İNSAN DOÇ. DR RATIP KAZANCIGİL

images

 

Suların  nehirlerde birleştiği şehir Edirne.Nereye baksanız tarih yatıyor şehrimde bir de tarihe tanıklık eden Edirneye sonradan yerleşip var gücü ile hizmet edenlerin yaşam öyküleri var.

 

1920 yılında Malatyada başlayan bir hayat mücadelesi.Tabiri caizse tam bir şehrine tutkuyla içtenlikle Bağlanan isim RATIP KAZANCIGİL…

 

1937 Yılında İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesine  giren KAZANCİGİL Eğitimini başarı ile tamamladı

 

1946 Yılında Aydın Sıtma savaş tabipliği görevinde bulundu.

 

1948 de Yine Aydın ilinde Aydın Sıtma Savaş Başkanlığı görevinde bulundu

 

Sağlık bakanlığı Bünyesinde Dünya Sağlık Teşkilatının bursunu kazanarak Yurt dışına gitmeyi hak kazanmıştır

 

1953-1973 ve 1979-1984 yılları arasında Edirne Musiki Derneği Başkanlığı görevinde bulunan Ratıp Kazancıgil Edirne sanat camiasında sevilen bir kişi haline gelmiştir

 

1955 Yılında Edirne Belediye Başkanlığı görevinde bulunmuştur.

 

1963 Yılında  Sıtma Savaş Başkanlığında kalmak kaydı ile Edirneye gönderildi.1985 Yılında bu görevinden yaş haddinden dolayı  emekliliğe ayrılmak zorunda kaldı.

 

Emekliliğe ayrılan Kazancıgil Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıp tarihi ve Etik Ana Bilim Dalı Başkanlığı na Yardımcı Doçent olarak atanmıştır.

 

Edirne Sağlık ve Kültürel alanda Altın çağını Kazancıgilin döneminde yaşamıştır.

Edirnede görevde dönemlerde 248 köyüne de sağlık ocağı hizmeti getirerek bu alanda ciddi başarıya imza atmıştır

 

Edirne Tarihini çok iyi bilen KAZANCIGİL Ayakta duran ve yaşayan Bir Tarih kitabı gibiydi

 

Son dönemlere kadar Kaleiçi Semtinde bulunan Kazancıgil  Edirne Tarihini  bizlere dolu dolu yaşatan gerçek bir edirneli  kadar bu şehire sevdalıydı

 

Edirneye geldikten sonra Sosyal ve kültürel alanda bir çok ilke imza atmıştır.Bu süre zarfı içinde Edirnede bulunan sivil toplum kuruluşlarında görev Almıştır

 

Kazancıgil,Suheyl ÜNVER ,Rıfat OSMAN,ve Hafız Rakım ERTÜRÜN Kuruluşunda yer aldığı Edirne Musiki Derneğinde bir süre Başkanlık görevinde bulunmuştur.

 

Edirne ilimizin Yıldırım Semtinde bulunan 2.Beyazıd Küliyesi ve Sağlık müzesinin kurucusu olan Kazancıgil 12 Ağustos 2017 Tarihinde vefat etmiştir

 

Yrd. Doç. Dr . Ratip KAZANCIGİL’in Yayınlanmış Olan Kitapları

1- 1362-1920 Yılları Arasında Edirne İlindeki Sağlık Kurumları ve Kurumda Çalışan Personel / Ratıp Kazancıgil -1981 (İstanbul: Eren Basımevi)

2- Hafız Rakım ERTÜR’ün anılarından Balkan Savaşında Edirne Savunması Günleri / Ratıp Kazancıgil.-1.bsk.Edirne: Edirne Özel İdaresi,1986 ( Edirne Araştırma Merkezi yayınları;1),  II. bsk.- Edirne, Türk Kütüphaneciler Derneği Edirne Şubesi, (Türk Kütüphaneciler Derneği Edirne Şubesi yayınları; )

3- Edirne Sultan II. Bayezid Külliyesi / Ratıp Kazancıgil,-I.bsk.Bizim Ülke Derneği, 1988
II. bsk.- Edirne, Türk Kütüphaneciler Derneği Edirne Şubesi, 1994 (Türk Kütüphaneciler Derneği Edirne Şubesi yayınları;14)   ISBN 975-7653-27-6   III. bsk.- Edirne:Trakya Üniversitesi Rektörlüğü, 1997 (Trakya Üniversitesi Rektörlüğü yayınları;7. Kütüphane ve Dökümantasyon Daire Başkanlığı yayınları;1)  ISBN 975-374-006-9

4- Notalar ile Edirne Türküleri / Ratip Kazancıgil. – 1.bsk.-Edirne:Türk Kütüphaneciler Derneği Edirne Şubesi,1989,(Türk Kütüphaneciler Derneği Edirne Şubesi yayınları; 5)  II. bsk.- Edirne: Edirne Valiliği, 1999 (Edirne Valiliği yayınları;6. İl Kültür Müdürlüğü yayınları; 4 )     (  ISBN 975-585-073-2)

5- Edirne Mahalleleri Tarihçesi (1529- 1990) / Ratip Kazancıgil.- 1.bsk.- Edirne: Türk Kütüphaneciler Derneği Edirne Şubesi,1992, (Türk Kütüphaneciler Derneği Edirne Şubesi yayınları ; 7) (ISBN 975-7653-20-9)
II. bsk.- Edirne:Edirne Valiliği, 1999 (Edirne Valiliği yayınları;7.İl Kültür Müdürlüğü yayınları; 4 )        (ISBN 975-585-074-0)

6- Edirne İmaretleri / Kazancıgil R., -1.bsk.Edirne:Türk Kütüphaneciler Derneği Edirne Şubesi,1991, (Türk Kütüphaneciler Derneği Edirne Şubesi yayınları;6)  (ISBN 975-7653-12-8)   II. bsk.- Edirne:Edirne Valiliği,1999 (Edirne Valiliği yayınları no:  )

7- Edirne Helva Sohbetleri ve Kış Eğlenceleri / Ratip Kazancıgil.- 1.bsk.Edirne- Türk Kütüphaneciler Derneği Edirne Şubesi,1993 (Türk Kütüphaneciler Derneği Edirne Şubesi yayınları; 9. Edirne folkloru araştırma dizisi; 1) (ISBN 975-7653-22-5)

8- Dr. Rıfat Osman Bey ve Edirne Rehnüması / Ratip Kazancıgil.- 1.bsk. Edirne- Türk Kütüphaneciler Derneği Edirne Şubesi,1994 (Türk Kütüphaneciler Derneği Edirne Şubesi yayınları; 11)   II. bsk.- Edirne:Trakya Üniversitesi Rektörlüğü, 1998   (Trakya Üniversitesi Rektörlüğü yayınları;11. Kütüphane ve Dökümantasyon Daire Başkanlığı yayınları;3)  ( ISBN 975-374-011-5 )

9- Eski Edirne’den Renkli İzler/ Ratip Kazancıgil- Edirne- Türk Kütüphaneciler Derneği Edirne Şubesi,1997. (Türk Kütüphaneciler Derneği Edirne Şubesi Yayınları; 27. Edirne Araştırma Dizisi; 15), (ISBN 975-7653-64-0)

10- Hayatım ve Hatıratım: Dr. Rıfat Osman’ın Öğrencilik ve Gülhane Anıları
Gülhane Askeri Tıp Akademisinin Kuruluşunun 100. Yıl dönümü anısına,1998 (Ankara,GATA Basımevi)

11- Edirne Sarayı ve Yerleşim Planı / Ratip Kazancıgil, 1.bsk. Edirne-Türk Kütüphaneciler Derneği Edirne Şubesi,1994,(Türk Kütüphaneciler Derneği Edirne Şubesi Yayınları No:18)     ( ISBN 975-7653-35-7)     II. bsk.- Edirne: Edirne Valiliği,1999 (Edirne Valiliği Yayınları;5. İl Kültür Müdürlüğü yayınları;2) ( ISBN 975-585-072-4)

12- Abdurrahman HİBRÎ Enis-ül Müsamirin: Edirne Tarihi 1360-1650  / Ratip Kazancıgil,- 1.bsk. Edirne:Türk Kütüphaneciler Derneği Edirne Şubesi,1996,(Türk Kütüphaneciler Derneği Edirne Şubesi Yayınları;24. Edirne Araştırma Dizisi;14)
(ISBN 975-7653-56-X)   II. bsk.- Edirne: Edirne Valiliği,1999 (Edirne Valiliği Yayınları;9)

13- Edirne Şehir Tarihi Kronolojisi  (M:1330-H:1994) / Ratip Kazancıgil,- 1.bsk.- Edirne:Türk Kütüphaneciler Derneği Edirne Şubesi,1995,(Türk Kütüphaneciler Derneği Edirne Şubesi yayınları;21. Edirne araştırma dizisi;11) ( ISBN 975-7653-43-8)
II. bsk.-Edirne: Edirne Valiliği,1999 (Edirne Valiliği Yayınları;8. İl Kültür Müdürlüğü yayınları;5), ( ISBN 975-585-075-9)

14- Ord. Prof. A. Süheyl Ünver’in Edirnesi/ Ratip Kazancıgil.-Edirne: Edirne Valiliği,1999.(Edirne Valiliği Yayınları,4.Edirne Kültür Müdürlüğü Yayınları;1) Acar Matbaası, ( ISBN 975-585-070-8)

15- Ahmet Bâdi Efendi Riyâz-ı Belde-i Edirne (Edirne Şehir Tarihi) Ratip Kazancıgil,-Edirne: Edirne Valiliği,2000.(Edirne Valiliği Yayınları,13.Edirne Kültür Müdürlüğü Yayınları;9)   ( ISBN 975-585-144-5)

16- Edirne’de Osmanlı Döneminden 2000 Yılına Kalan Mîmari Eserler / Murat Tuğrul, Ratip Kazancıgil.- Edirne: Edirne Valiliği,2000 (Edirne Valiliği Kültür Müdürlüğü yayınları;14)    (ISBN 975-585-156-9)

17- Edirne ve Osmanlı Padişahları / Ratip Kazancıgil, H.Murat Tuğrul.- Edirne:Türk Kütüphaneciler Derneği Edirne Şubesi,2001.(Türk Kütüphaneciler Derneği Edirne Şubesi yayınları; 34)   (ISBN 975-7653-93-4)

18- Trakya’da Yükseköğretim Tarihi: Kuruluşunun 20.yılında Trakya Üniversitesi (1982-2002) / Ratip Kazancıgil, Murat Tuğrul, Nilüfer Gökçe, Esin Karlıkaya, Ender Bilal,, Edirne, Trakya Üniversitesi Rektörlüğü, 2002. (ISBN 975-7632-24-4)

19- Trakya’da Tıp Eğitimi : Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi’nin kuruluşunun 30.yıl anısına/  Ratip Kazancıgil, Murat Tuğrul,  Nilüfer Gökçe, Ender Bilal.- Edirne: Trakya Üniversitesi Rektörlüğü, 2004. (Trakya Üniversitesi yayınları;  62)  (ISBN 975-374-062-X)

20- Dağdevirenzâde M.Şevket Bey’in Edirne Tarihi ve Balkan Savaşı Anıları / – Ratip Kazancıgil, Nilüfer Gökçe; Edirne: 2005. I. bsk. (Türk Kütüphaneciler Derneği Edirne Şubesi yayınları; 41) (ISBN 975-7653-43-8)

21- Edirne Eğitim Tarihi  (İlk ve Orta Öğretim) 1363-2005 / Ratip Kazancıgil,  Nilüfer Gökçe, Ender Bilal .- Edirne: Edirne Valiliği,2006 (Edirne Valiliği yayınları no;26),  (ISBN 975-585-579-3)

22- Tıp Medresesi Medresetü’l-Etıbbâ = Medical Scholl / Beyhan Karamanlıoğlu, Ratip Kazancıgil, Esin Karlıkaya,  Nilüfer Gökçe, Enver Şengül, Ender Bilar.-  Edirne: Trakya Üniversitesi, 2008.    ( ISBN 978-975-374-094.4)

23- Edirne’nin Sağlık  ve Sosyal Yardım Tarihi  (1361-2008) Cilt:I/ Dr. Ratip Kazancıgil,  Nilüfer Gökçe, Ender Bilal.- Edirne: Trakya Üniversitesi, 2009.    ( ISBN : 978-975-374-100-2)

24- Edirne’nin Sağlık  ve Sosyal Yardım Tarihi  (1361-2008) Cilt:II /   Dr. Kazancıgil R.,  Nilüfer Gökçe, Ender Bilal.- Edirne: Trakya Üniversitesi, 2009.   ( ISBN : 978-975-374-100-6)

25- Ölümünün 80.Yılı Anısına, Tosyavizade Dr. Rıfat Osman’ın Kaleminden Edirne,/ Ratip Kazancıgil,  Nilüfer Gökçe,-  Edirne Belediye Başkanlığı Yayınları, No:12, Edirne Ajans Basın ve Yayın Hiz. Ltd.Şti., 2013. (ISBN 978-9944-5390-2-9)

26- Edirne Müzesi Osmanlı Dönemi Mezartaşlarından Örnekler, Ratip Kazancıgil,   Hasan Karakaya, Neriman Köylüoğlu, Musa Öncel, Kemal Erkan , Nilüfer  Gökçe, İbrahim Türkmenoğlu, Zehra Şimşek –  Edirne,2012 (ISBN: 978-605-359-965-4)

27- Ertür R, Dağdevirenzade M.Ş, Rıfat Osman: Savaşı Yaşayanların Kaleminden Edirne Balkan Savaşı Anıları,/ Ratip Kazancıgil-Edirne: Edirne Valiliği Yayınları,2013

28- Edirne Vilayet Sâlnâmesi H.1319/M.1901, C:I / Ratip Kazancıgil, Nilüfer Gökçe,  Musa Öncel-  Edirne Valiliği Kültür Yayınları, İstanbul,2014

29- Edirne Vilayet Sâlnâmesi H.1319/M.1901, C:II / Ratip Kazancıgil, Nilüfer Gökçe,  Musa Öncel.- Edirne Valiliği Kültür Yayınları, İstanbul,2014

30- Tosyavizade Dr.Rıfat Osman Bey’den Ord.Prof.Dr.Süheyl Ünver’e Edirne Mektupları C:1/ Ratip Kazancıgil, Nilüfer Gökçe- Edirne Belediye Başkanlığı Yayınları, No:17, Edirne , 2015. (ISBN 978-9944-5390-7-4 (Tk)  / ISBN 978-9944-5390-8-1 )

31- Tosyavizade Dr.Rıfat Osman Bey’den Ord.Prof.Dr.Süheyl Ünver’e Edirne Mektupları C:1, “Geliştirilmiş 2.Baskı” /Ratip Kazancıgil, Nilüfer Gökçe.- Edirne Belediye Başkanlığı Yayınları, No:23, Edirne , 2016. ( ISBN 978-9944-5390-7-4 (Tk)  / 978-6056-6117-4-2 )

32- Ord.Prof.Dr.Süheyl Ünver’den Tosyavizade Dr.Rıfat Osman’a Edirne Mektupları C:2/ Ratip Kazancıgil, Nilüfer Gökçe.-  Edirne Belediye Başkanlığı Yayınları, No:23, Edirne , 2016.  / ISBN 978-9944-5390-7-4 (Tk)  / 978-6056-6117-5-9 )

Genel

Günübirlik kısa koşu :BOZCAADA VE AYAZMA

 

BER_0723.JPG

Kısa bir süre gezi programıma ara vermiştim.Bu sefer rotamı  Her zamanki gibi Sedan Turizm farkı ile Türkiyenin 3. büyük adası konumundaki Bozcaada ya çevirmiştim .Bozcaada  Edirneye 300 km Çanakkaleye 26 km ye uzaklıkta Ata DEMİRERİN çekmiş olduğu Eyvah Eyvah flimi ile ünlenen bir  turizm bölgesi.Keşan-Gelibolu-takiben 35 dk feribot yolculuğu sonrası Lapsekiye ulaşıyorsunuz buradan kısa bir mesafe sonra Geyikli sapağını takiben  yeniden feribot iskelesine ulaşıyorsunuz Gemiden inmeden önce sizleri öncelikle Bozcaada kalesi karşılıyor Adaya öncelikle geyikli üzerinden kalkan feribotlarla ulaşıyorsunuz.(Adaya Otobus grisi yasak o yüzden )Bizler geyiklden adaya yaya olarak geçiyoruz.Bozcaada iki mahalleden oluşuyor  Alibey mahallesi(Türk mahallesi) ve Rum mahallesi (rum nufusu 10-15 civarında) Adada ulaşım ring halinde minubuslerle yapılıyor.Ada ya ilk indiğimizde rehberimiz ile birlikte sehir merkezine iniyoruz  Gezimize  5 saatlik yolculuğumuzun ardından bir cafede sabah kahvaltısı ile birlikte  çaylarımızı yudumlıyarak başlıyoruz.Yaz dönemi olduğu için burada insan yoğunluğu gözümüze çarpıyor. Burada Öncelikli olarak  Türk mahallesi ve Alibey mahallelerini geziyoruz. Kavala kurabiyelerinin satıldığı çiçek pastanesi gözümüzden kaçmıyor.Şarap tutkunları için talay markası ön planda.Merkezi gezdikçe dar uzun sokaklar bizleri karşılıyor.(Yemek konusunda biraz kesenin ağzını açmanız gerekiyor fiyatlar normal resturantların 1-2 kat üstünde)Öğle yemeği yemek isteyenler için balık resturantları mevcut olmakla beraber şehir merkezinde.Buna artarnetif olarak cafeler de sulu yemek  satan yerlerde mevcut. Hediyelik eşya konusunda çeşitli alternatifler mevcut .Şehir merkezinde sizleri güleryüzüyle karşılayan  tezgahlarında çeşit çeşit meyvelerden üretilen reçellerle dolu satıcılar karşılıyor.Kısacası küçük bir kasaba haline bürünmüş Bozcaada.Günübirlikçiler için ideal gezi noktalarından biri sayılabilir

GÜNEŞ ,DENİZ VE KUM ADANIN ÖTE YANI :AYAZMA PLAJI

BER_0714.JPG

 

Güneş ,Deniz ve kum adanın öte yanı Ayazma plajına gitmek için bozcaada merkezden minübüsler ring halinde haraket etmektedir(ücreti kişi başı 4 tl) Ayazma plajına geldiğimiz anan itibaren keşfe başlıyoruz 2 adet resturant gelen misafirlerini ağırlamakta.Sahile indiğimizde yakıcı bir kum bizleri karşılıyor.Sahil tıklım tıklım insan kaynıyor .(3 adet şenzlong+şemsiye deniz paketi 35 tl) Ayrıca duş tekneleri mevcut (1 tl ) ile çalışıyor.4 saat yüzme molasının ardından 16.00 gibi şehir merkezine dönüyoruz.Burada bir cafede oturuyoruz ve daha sonra 18.45 gibi Bozcaada dan ayrıldık.

Günübirlik için ideal bir keşif noktası olmakla birlikteBağbozumu festivali zamanında çeşitli tur programları BOZCAADAYA düzenlenmektedir

 

Genel

Likya Yolu:Lavanta kokulu köy ve mis kokan çocukları

BER_0299.JPGYine tatil donemi geldi çattı tatilimin 2.dönemini geçirmek üzere rotamı likya ve lavanta tarlalalarına çevirmiştim. heyecan her zamanki gibi doruktaydi 10 temmuz aksami saat 23.55 te baslayan muhtesem egeden likyaya dogru  guzel bir yolculugun hikayesini paylasacagim bu yazimda

Her zaman olduğu gibi Sedan turizm farkiyla guzel insanlarin bir arada oldugu muhtesem bir geziye basliyorduk . Katilanlarin hepsi tanidigim  ve sevdigim insanlardi bu da gezinin ne kadar keyifli ve ortama kolay alisacagimin habercisiydi

Havsa uzunkopru kesan uzerinden sabahin ilk saatlerinde ayvalik akkuslar tesislerinde ilk molamizi verdik .uyku modundan gune merhaba diyen insanlarin varligi ile dolu  guzel bir otobustu bizimkisi

Kahvaltinin ardindan izmir -aydin – yatağan -mugla  uzerinden saat  15.00 gibi fethiyede bulunan edirnelilerin isletmeciligini yaptigi adrian beach hotel e geldik.Burayi bilmeyenler icin hatirlatalim adrian beach hotel. Calis plajinda yer almakta ve edirneli nursel dermenci tarafindan  isletmeciligi yapmaktadır

Fethiyede kendi evimizde gibi rahattik

Hotelimize geldikten  sonra odalarimiza yerlestik artik deniz kum ve gunesle bulusma zamaniydi.lobiye indigimiz andan itibaren nursel ablanin icten davranisi ve samimiyeti yuzumuzde bir tebessum olusturmustu .Her kişiyle özel ilgileniyor samimiyeti ve içtenliği tura katılanlara mutluluk katıyordu. aksam saat 20.30 da yemegimizi aldik fethiye gercekten cok guzel ve haraketliydi kaldigimiz hotel sahile sadece bir adim mesafesi kadar yakindi Gece yemek sonrasi fethiyeye akma zamani gelmisti.Sahile inip mehtaba dalma zamanı gelmişti .Fethiye gerçekten bize göz kırpıyordu

Denizin maviliği kendine hayran bırakıp bizi sahroş etti

Sabah aldığımız açık büfe kahvaltı sonrası 15 dk lık otobüs yolculuğu ile Marineye geldik cidden marinede 100 e yakın irili ufaklı gemi rotasını mavi sulara çevirmiş bekliyordu.Alışveriş sonrası bizi bekleyen gemiye binip mavi sularda kaybolduk Denizin maviliğine kapılan bizler her limanda deniz ve güneş keyfini bir arada sürdük  .Saat 18.00 gibi fethiye marineye gelip 1 saatlik serbest zaman sonrası kalacağımız hotele yerleştik.Akşam yemeğinin ardından ilk günkü gibi Fethiye sahilinde kendimizi bulduk burası gerçekten yaşanılası ve görünülmesi gereken bir yer .Aksam saat 21 gibi yemeğimizi aldık yine nursel ablamın içten samimiyeti tüm yorgunluğumuzu üzerimizden almıştı.

Fethiyeden Saklıkent,Patara,kalkan,kaş yolculuğu

Bugün yolumuz biraz uzun sabah kahvaltımızı aldıktan sonra iki saatlik güzel bir yolculuğun ardından öncelikle kendimizi Saklıkent kanyonunda buluyoruz.Kanyon gerçekten bir harika.Daha öncegirdiğim için kendimi çay bahçesinde soluklanarak buluyorum.Burası antalyaya çok yakın olduğu için bu bölgeden misafirleri,çok oluyor.Yaz döneminin gelmesi ile birlikte gözle görülür bir artış var.Buraya geldiğinizde bir çok spor aktivitesi yapmanız mümkün yamaç paraşütü,zipping,yürüyüş parkurunda temiz hava bol oksijen ve daha niceleri.Bu arada kanyonda bir sıra var ki sormayin.Kanyondan sonra pek buradan ayrılmakta istemiyoruz açıkçası Ama ayrılık vakti geldi ne yazıkki şimdiki yolculuğumuz Patara plajı.

Likyada bir Antik Kent:PATARA VE PLAJI

Akdenizde dört bir yanı bir harika nereye gitseniz size kapı acacak bir koy bulursunuz kendinize.Şimdi sıra patarada .Yolumuz üzerinde Antik çağdan kalan eserler bizlere merhaba diyor ve selamlıyor. patara antik kenti Antalyanın kaş ilçesinde yer almakta ve doğal güzelliğini yansıtmaktadır.Antik kent .Plajı ve kumsalı ücretli olmasına rağmen yerli ve yabancı turistlerin uğrak noktası.HavaPatara, Antalya’nın Kaş ilçesinin Kalkan beldesi yakınlarındaki bir antik kenttir. Bir Likya kentidir ve Likya Birliğinin başkentliğini yapmıştır. Likya birliğinin üç oy hakkına sahip altı kentinden biri ve belki de en önemlisidir 36 derece güneş molası verme zamanı.Denizi biraz dalgalı olsada cidden görülmeye değer bir nokta.

KEKOVADAN TEKNE TURU VE – BATIK ŞEHİRİN BÜYÜSÜ

Şimdi sırada kekova da tekne turumuz ve batık şehirin büyüsüyle buluşma vakti.Mavi turumuz buradan başlıyor ancak her koyda havuz molası vermek mümkün değil çünkü burası doğal sit alanı ve koruma altında.Denizin maviliği karşısında kendimizi alalamıyoruz.Yemek molası ardından güneş ve maviliğin her rengi ile buluşmak mümkün.Kekovada yer alan batık şehirin büyüsü tura gelenleri kendindde hayranlık uyandıruyor.Mavi turumuz kaş yolculuğu ile devam edecek

BİR YANDA SİMENA KALESİ- ÜÇAĞIZ – MEİS ADASI BİR YANDA KAŞIN EŞSSİZ GÜZELLİĞİ

Yolculuğumuz kaş üzerinden devam ediyor.Burada öncelikle Kaputaş plajında fotoğraf molasını veriyoruz ve denizin maviliğinde kayboluyoruz.Ardından Kaş  yolu üzerinde bulunan Üçağız köyüne varıyoruz ki buranın doğası bizleri mest ediyor. Yemeğimizi mavi tur yapacağımız Teknemizde alıp büyülü  turumuza Anadolu uygarlığı döneminin en önemli kalesi Simenanın tüm ihtişamı bizleri büyülüyor.Burada da yüzme molası olmadığı için doğal güzellikleri  ve denizin içindeki lahitleri sadece ölümsüzleştirdik Ayrıca akvaryum koyunu,kekova adası tershane koylarında yüzme molalarımızı verip kaşın eşssiz güzelliğine kaptırdık .Kaş Antalyanın bir ilçesi olup yaz dönemlerinde turist yoğunluğuna uğrayan bir ilçe burada sıcak havanın etkisiyle 1 saatlik serbest zaman içerisinde buzlu dondurmamızı yiyerek otobusümüzün gelmesini bekledik ve  fethiyede bulunan hotelimize 21.30 da  geri döndük.

  1. GÜNDE İSTİKAMET SALDA GÖLÜ,BURDUR MERKEZ VE İNSUYU MAĞRASI SAGALOSSOS ANTİK KENTİ VE ISPARTA ŞEHİR MERKEZİ

Fethiyede yapmış olduğumuz muhteşem 3 günlük tatil sonrası şimdide Tatilimizin ikinci kısmına başlıyoruz.Kahvaltımızı hotelimizde aldıktan sonra deniz-kum ve güneşten ayrılma vakti öncelikle istikametimiz ısparta yolu üzerinde olan salda gölünü ziyaret etmekle başlıyor.Burası gerçekten gezilmesi görülmesi gereken yerlerden biri özellikle göldeki mavi tonları bizlerde büyük bir hayranlık bıraktı..Daha sonra buradan burdur şehir merkezine geçtik ve öğle yemeğimizi buranın en eski ve ünlü resturantlarından birinde aldık.Burdur panoromik şehir turunun ardından insuyu mağrasında gezimiz ardından 85 km uzaklıktaki ısparta şehir merkeezine geçip dinlenmeye geçtik.Akşamleyin şehir turunu aksatmayan misafirlerimizi güller diyarı ıspartada muhtesem bir şehir plancılığı ile ısparta bekliyordu.Hotelimize yürüme mesafesindeki cafede günün yorgunluğunu kahve ve çay ile atan misafirlerimize gül kokulu ısparta sokakları eşlik ediyordu.

 

KOVADA GÖLÜ- YAZILI KANYON- EĞİRDİR GÖLÜ-ISPARTA ŞEHİR MERKEZİ

6.Gün kahvaltımızı hotelimizden aldıktan sonra şehir merkezine 45 km uzaklıktaki kovada gölüne ulaşıyoruz.Yolumuzun biraz virajlı ve engebeli olmasından ötürü 1 saat 20 dakikada ulaşıyoruz.Kovada gölünün tüm ihtişamı bizleri karşılıyor.Buradan yemeğimizi almak üzere özel bir alabalık tesisinde molamızı veriyoruz.Ardından yolumuza bir Tabiat harikası ıspartanın sütlüce köyünde yer alan yazılı kanyonda soluklanıyoruz.Tabiat güzelliği ve güzelliği ile misafirlerini ağırlayan yazılı kanyon adeta saklı bir bahçe gibi.Buradan ıspartanın eğirdir ilçesinde yer alan seyir terasında eğirdir gölünü terastan izleme fırsatını buluyoruz.Günün yorgunluğunu eğirdir gölü manzarası eşliğinde yudumladığımız kahvelerimizle bitiriyoruz.

 

LAVANTA KOKULU KÖY(KUYYUCAK) VE MİS KOKAN ÇOCUKLARI

Tatilin son demleriydi artık.gerçekten hepimizi bir hüzün sarmıştı doğrusu tam 6 gün boyunca sedan turizm gezimizde büyük bir aile olmanın mutluluğu ile ayrılmanın üzüntüsünü yaşıyorduk hepimiz. ıspartada ikinci gündü bugünkü rotamız lavanta festivalinin yapılacağı ıspartaya 50 km uzaklıktaki kuyyucak köyü olacaktı.Kahvaltımızı aldıktan sonra yola koyulma vakti gelmişti .Öncelikle durağımız lavanta işleyen bir işletme oldu burada ki işletme lavanta bahçelerinden aldığı ürünleri alıp işliyordu 50 dk lık bir yolculuğun ardından sağlı sollu lavanta bahçeleri ile kuyucak köyü ve sımsıcak insanları karşılıyordu hepimizi.Adındanda belli olduğu gibi bu insanlar lavanta kokuyordu.Bu muhteşem görüntü karşısında hepimiz lavanta köyünün misafirperverliğine bayıldık Buraya gelmişken lavanta dondurmasını da yemeyi unutmadık köyde fotoğraf molası verdik(bu konuda turumuza katılan etkine çok teşekkür ediyorum)Lavanta köyünden ayrıldıktan sonra öğle yemeğimizi almak üzere köye gelmeden önce uğradığımız fabrikada aldık.Artık turumuzu da bitirmiş olduk.6gün boyunca böylesine güzel bir geziyi düzenleyen Edirne Sedan Turizm ailesine (Serkan Zeren,Duygu Zeren,Zafer Zeren e ve 2.Kaptanımız Özgür abiye  ayrıca turumuz boyunca bizlere düzgün diksyonu özverili anlatımı ve güleryüzünü hiçbir zaman eksik etmeyen Sinem Gündoğan ateşekkür ediyor Nice güzel Sedan Turizmle yolculuklara diliyorum.

 

Genel

Canakkalede muhtesem bir festival

ÇKALE

Çanakkalede bugünlerde farklı bir heyecana sahne oluyor.2016-2017 Sanat sezonun sona ermesi ve tatile girmesinden itibaren 03-09 temmuz 2017 tarihlerinde 1.korolar festivali müzik severler tarafından ilgi ile izleniyor.

Türkiyede yer alan seçkin koroların yer aldığı bu güzel festival türk müziği açısından örnek teşkil ediyor.Değerli koroların birbirinden değerli ve seçkin solistleri aynı plartformda bulunmanın mutluluğunu yaşıyor

Bir yelpaze oluşturan bu festival geleceğin solistlerini tanıma fırsatı sunuyor müzik severlere ciddi katılımın gözlemlendiği festivalde müzik severler hem müzik dinliyor hemde keyif alıyor.

Ne mutlu ki Türk müziği var güzel coğrafyanın birleştirici gücü müzik sayesinde korolar aynı sahneyi kardeşçe dostça paylaşıyor emeği ve yüreği müzik için atan bu festival organizasyonunu sağlayan komite müzik çevrelerinden tam not aldı.

11 İLİMİZDEN 28 FARKLI KORO MÜZİK ADINA MOZAİK OLUŞTURUYOR

Türkiyenin  11farklı ilinde yer alan birbirinden saygın 28 koro aynı festivalde bu büyük organizasyonunda yer almanın haklı gururunu yaşayarak Çanakkaleli ve çevre illerden gelen müzik severlere unutulmaz anlar yaşatıyor.

 

BAYRAKLI BELEDİYESİ TÜRK MÜZİĞİ TOPLULUĞUNDAN BÜYÜLEYEN SAHNE 

Festivale izmir  tireden  katılan  Şef Dr Halil Altınköprü yönetimindeki bayraklı Belediyesi tsm topluluğu festivalin 2. gününde sergilediği olağanüstü başarısını sahnesinde seyircilerle bütünleşerek  2017-2018 sanat sezonu öncesi en büyük sınavını vererek başarılı sahnesi ile izleyenlerden tam not aldı.

Genel

Musiki elçilerinin dragostan önce balkanlara daha sonra avrupaya yolculuğu

 dragosBir başarı hikayesini kendileri yazdı aslında Kimisi Doktor ,İş adamı .Kimisi ev hanımı, kimisi öğrenci,  Farklı mesleklerden olsalarda  onları ortak payda da buluşturan ve bir araya getiren  musiki aşkıydı

 

            Türkiye çapında konserler vererek taht kurdular.Salonları hiç boş kalmadı.Her bir konseri bir birinden farklı konserlerdi.Yetmedi Balkan ve Avrupa ülkelerine açıldılar Türk musikisini tanıtarak gurur kaynağı oldular

 

            Şimdi Hangi dernekten bahsediyorum diye soracaksınız?Evet yolum İstanbul Maltepe Dragos a uzanıyor.Dragosu bilenler bilirler Maltepe sahilinin üst kısmı denizin martılarla buluştuğu güzel bir yerdir dragos.Biraz daha sabır

 

          Yavaş yavaş ilerliyoruz sahil boyunca temiz hava ve bol güneşi oksijenle buluşturduktan sonra.Dragos Musiki derneğine geliyoruz.Kapıda Başkanları Serdar Taştanoğlu ve saygıdeğer yönetim kurulu  karşılıyor bizleri.Tam bir musikişinaz sanat aşığı kendileri. Üstelik Son zamanlarda diyar diyar geziyor ülkeleri Türk müzik kültürünü yabancılarla buluşturmak adına ve gözlemlerini yazıyor bir haber sitesinde.

 

         Çay eşliğinde sohbete başlıyoruz..İnanın serdar beyin anlatacağı çok şey var bizlere.Derneğinden bahsediyor kısaca 2010-2011 sanat sezonu ile başlamış bu aşk hikayesi.Musiki tutkusu kısa süreçte bir aşka dönüşmüş.Üstelik koroya gelen her üye de bu aşk ile bağlanmış musikiye Kurulduğu dönemden itibaren Dragos Musiki derneği olarak ; 22 yurtdışı,118 yurt içi olmak üzere toplamda 140 konser vererek  inanılması ve yakalanması zor üstün bir başarıya imza atmışlar Yurtiçi ve yurtdışındaki musikişinazlarla buluşmanın haklı gururunu yaşamışlar

 

        

        Ciddi çalışmanın ürünü olarak devam ediyor Taştanoğlu emeğin çok fazla olduğunu ifade ediyor.Türkan Saylan Kültür Merkezinde konserlerini icra ettiklerini ve musiki şinazlarında ilgisinin her geçen gün artarak devam ettiğini ifade ediyor.Trt İstanbul radyosu ses sanatçısı Çiğdem Yarkınında koroya şef olarak gelmesi başarılarına başarı kattığını eklemedende edemiyor.Doğrusu TRT Kökenli bir sanatçı ile çalışmanın verdiği huzur ve mutluluğu koroya olumlu şekilde yansıdığını söylüyor.

 

 

Sohbetimiz devam ediyor  Dragos Musiki derneği olarak Türkiyede bir ilke imza atarak Dünya Müzikleri korosunu hayata geçirdiklerini ve mutluluğunu yaşadıklarını söyleyen  tarifi olmayan bir his olduğunu söylüyor bizlere

 

        Serdar Taştanoğlu ile sohbetimize devam ediyoruz Bir süre önce Türk halk müziğinin usta ses sanatçısı , İstanbul teknik üniversitesi Öğretim üyesi ve Dragos Musiki Derneği Thm koro şefi Taşkın Doğanışıktan konu açılıyor.Taşkın hocayı kaybetmenin derin üzüntüsünü hala  yaşadıklarını anlatıyor bizlere.Çünkü Taşkın Doğanışığın derneğe kattığı değer ve kazandırıkları gerçekten tartışılmazdı.Hal böyleyken derneğe onun anısına bir hatıra defteri oluşturduklarını söylüyor bizlere .

Taşkın hocanın dragosa kattığı değer derslerinde verdiği bir tebessüm koro üyelerine içtenlikle yansıyordu. Derslerindeki samimiyet öğrencilerine adeta işlemişti Şu bir gerçek ki  Taşkın hocanın yeri Dragos Musiki derneği ve ailesi için  her daim ayrı olacak

Aslında bu gurur tablosunu kabartacak o kadar şey yaşandı ki beyaz sayfalara yazılacak çok şey var .Dragos Musiki derneği üyesi ve bünyesinde bulunmak hocalarından ders almak çok önemli

 

Son olarak Bir başarı hikayesini böylesine bir yazı ile taçlandırmaktan ötürü Dragos Musiki Derneği ailesine teşekkür ediyorum 2017-2018 sanat sezonunda konserlerinizde görüşmek dileğiyle.

 

          

sanat

Bir Sanat Sezonu Daha Biterken

Eylül ayında başlayan zorlu ama bir o kadar keyifli bir koşuşturmanın ardından Derneklerin,Koroların,Ve toplulukların 2016-2017 sanat yılında vermiş olduğu konserlerin son demlerini yaşamaktayız.

   

 

  Her biri ciddi bir çalışmanın ürünü olan bu konserlerde  gördük ki konser salonları dolup taştı artık ramazan ayı ile yaz mevsiminin denk gelmesi ile sanat yılı çalışmaları eylül 2017 ayında başlayacak

 

 

   Herkese iyi tatiller demeden önce bu yıl ki gözlemlerimi bu yazıda kaleme aldım onları siz saygıdeğer musiki sever gönül dostları,şeflerimiz ve genel sanat yönetmenlerimizle paylaşmak istiyorum

 

 

 

       Etkinliklerin en yoğun olduğu başta İstanbul ili olmak üzere Türkiyenin her noktasına konser afişlerini yayınlayarak siz saygıdeğer musiki sever gönül dostlarımıza ulaştırmaya çalıştık.Öncelikle ulaşamadığımız korolar var ise onlardan özür diliyoruz . hemen her gün etkinlik haberlerini yayınladığımız www.safalargetirdin.com  web ve facebook sayfamız olarak 2016-2017 sanat yılında gösterilen bu üstün gayretten ötürü öncelikle Koro Şeflerimiz,Genel Sanat Yönetmenlerimiz ve koro ve topluluklarımıza ayrı ayrı teşekkür etmek istiyorum

 

     

     Bizleri en çok sevindiren olayları sıralayacak olursak öncellikle konser salonlarının musiki severler tarafından doldurulması oldu.Bu musikiye ilginin biraz daha arttığının habercisi gibiydi

 

 

Diğer Sevindirici bir unsur korolarımıza ve derneklerimize katılan genç nesil temsilcileri oldu özellikle Konservatuar okuyup korolara katılan genç sesler musiki adına en büyük kazanımlardan biri.Bu konuda değerli şefleri bir kez daha kutlamak istiyorum

 

     Bu yıl genel olarak  gözlemlediğim diğer bir unsur Koroların  ve derneklerin repertuarlarına klasik eserlerin kazandırılmasıydı.Gerçekten Şefler tarafından yapılan ciddi bir atılım diyebilirim

 

    Devlet korolarının il dışında yapmış olduğu konserler gerçekten bu yıl çok başarılıydı.İlgininde çok fazla olduğu bu konserlerde Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğüne bağlı korolar ve toplulukların İstanbul da vermiş olduğu konserler musiki severler tarafından tam not aldı.       

 

 

  Yeni sanat sezonda en güzel konserlerle ve repertuarla birlikte olmak dileğiyle

 

Bir yol hikayesi

         BİRAZ YEŞİL BİRAZ MAVİ BİR YOL HİKAYESİ KARADENİZ

BER_9384.JPG

 

EDİRNEDEN ABANT A ŞEN BİR YOLCULUK

 

Siz mavi ile yeşilin bir arada bulunduğu  bir coğrafya  yı horonla kemençenin bir arada kardeşçe bulunduğu,  sinoptan başlayıp  artvine  giden bu yoldaki doğal güzellikleri hiç gördünüz mü ? Hele ki sümene manastırı, ayder yaylası ve tabiki karadenizin bir dönem vazgeçilmezi şu an taribat noktası uzungöl… maçka ve hamsi köy  aslında say say bitmez karadeniz. Ben Son 3 yılda 3.cü toplamda bu bölgeye 7. Kez ziyaret ettim.Bavulları hazırladığım gibi kendimi otobüsün yanında buldum.Edirnede turizm adına bir marka haline gelen ve her geçen gün büyüyen ve kocaman aile olan  Sedan turizm ile seyehat etmenin rahatlığı  ve huzuru vardı içimde .Sedan turizm şoförlerinden özgür  şen eşliğinde SAAT 00.00 DA Edirne kipa dan haraket ederek  İstanbul-düzce –adapazarı üzerinden boluu ya haraket  ettik sabah kahvaltısı için bolu da bir tesiste mola verildi.

 

 

BER_8968.JPG

BOLU-ABANT-SİNOP-GERZE-BAFRA-SAMSUN

Kahvaltının ardından yolumuza devam ederken bolu tünelini takiben  ilk istikametimiz bir doğa harikası bolu abant oldu .burada doğ ile baş başa 1,5 saat yürüyüş yaptıktan sonra Sinop ‘a doğru haraket ettik.Burada rehberimiz Neslihan hanım bizleri karşıladı.Sinop kalesi önünde buluştuğumuz rehberimizle daha önce ankara-nevşehir konya gezimizden tanıyordum.Sanat tarihi menzunu olan  Neslihan hanım  rehberliği turizm bilgisi ile grubumuzu bir hafta boyunca muhteşem bilgi bankası oluşturacağı kesindi.Sinop merkeze ulaştığımızda saat 13.00 tü önce yemeğimizi aldık  sinopa özgü meşhur lokul ve cevizli –yoğurtlu mantıyı tatmadan olmazdı .(mantı 18 tl) olarak fiyatlandırılıyor. Yemeğimizi aldıktan sonra sırasıyla sinop cezaevi-sinop kalesi-sinop şehir merkezi ve hamsilos koyunu gezdikten sonra gezimize gerze-bafra üzerinden  4,5  saatlik bir yolculuktan sonra Samsuna vardık yemeğimizi aldıktan sonra bu güzel kenti gece görme imkanı bulduk.Hotelimiz şehir merkezinde olduğu için samsundaki ana arterleri görme imkanımız kolay oldu.

 

 

 

SAMSUN-GİRESUN-TRABZON-AYASOFYA-MAÇKA

Sabah kahvaltısını aldıktan sonra  uçakla Tasos adasından Samsuna gelen Sinem ve Serkan(sedan turizm sahibi) aramıza katıldı Samsundan haraket ederek buradan  karadenizin fındığı ile meşhur kenti orduya haraket ettik.Oradan Giresun şehir merkezini takiben trabzona vardık burada Ayasofya kilisesini gezdikten sonra köftesi ile  meşhur akçaabatta yemek molası verdik daha sonra 2. Gün konaklayacağımız trabzonun maçka ilçesine haraket ettik.Yemeğin ardından hotelin bahçesinde çay keyfi  yaptık

 

 

 

 

Ertesi sabah ilk durağımız Trabzonun maçka ilçesini takiben Gümüşhane yolu üzerinde yer alan  yeşil ve mavinin bir arada bulunduğu  sütlacı ile meşhur 5 köyün bir araya geldiği hamsiköye vardık .Karadenizin hırçın yağmuruna ilk kez burada tutulduk .Buradan Sümela manastırına doğru yol aldık 1250 metre yüksekliğindeki manastıra  otobüs çıkmıyor. Orada kurulan minubus kooperatifine ait minubusler ise zirveye 6 tl ye götürüyor.Zirveden sümelayı izlemek bir rüya olsa gerek.

 

Sümeladan ayrılma zamanı şimdi bizleri 2,5 saatlik bir yolculuk bekliyor.Sınır kapısına girmeden önce o bölgenin en ünlü resturantı HÜSREV de yemek molası veriyoruz (yemek+içecek 17 tl)Her zaman ki gibi biraz heyecan biraz stres var bende geçen sene yaşadığım sınır kapısını geçme problemini tam hatırlamışken…

İnanılmaz bir insan kalabalığına şahit oluyoruz.1 saatlik beklemenin ardından sıra bizlere geldi.Şimdide biraz kuyruk sırası aman allahım çektiğimiz çilenin haddi hesabı yok(buraya gelecekler öncelikle kimliklerini kaplatlatsınlar  kapıda özellikle bu duruma çok özen gösteriyorlar)Biz geçtik geçmesinede şimdi de otobüsümüzü bekleme sırası inanın birde yağmur yağmasın mı  .Neyseki bir süre sonra otobüsümüz geldi .Batumi ye geçtikten sonra önce bir benzinlikte paraları change yapıyorsunuz (örneğin 100 tl de 66 lari ) ye denk geliyor.Batumda rehberimiz Nonna ile birlikte  panoromik şehir turundan sonra hotelimize yerleştik saat 20.00 de yemek alacağımız resturanta gittik.Biraz batumdan bahsetmek gerekirse  Batumi özerk bir cuhmuriyet  ve Müslümanların yaşadığı bir bölge 4 tane şehirden oluşuyor turizm ve liman bölgesi avrupanın en büyük 4. Limanı batumda yer alıyor.Turizm açısından son zamanlarda gelişen batumda hoteller ve casinolar  yoğunlukta .

Sabah kahvaltısının ardından Önce batum şehir turu ardından batonik park gezisinden sonra sınır kapısına gelerek türkiyeye geçtik .Buradan önce rize de bulunan ayder yaylası daha sonra  .Öğle yemeğimizi tulum eşliğinde kaçkar dağlarının eteğinde bulunan fırtına deresinde yer alan bir yerde  açık büfe (balık/tavuk+bölgeye has mezeler +içecek +laz böreği 28 tl) yemeğin ardından şimdiki durağımız uzungöl.Ancak son zamanlarda arap turistlerin akınına uğrayan uzungöl doğal güzelliğini kaybederek yeşil alanları maalesef ki betonlaşmaya terketmiş. Böylesi bir durum gerçekten beni çok üzdü nerede uzungölün o eski doğal güzelliği .Sedan  turizm ailesi olarak bir çoğumuzunda görüşleri benimle aynı doğrultudadır bundan eminim.Bir yandan arap turistlerin istilası bir yanda maalesef ki betonlaşmaya terkedilmiş doğal güzellik !!!!!!!!!

Rizeye  doğru yolculuğumuz of ilçesinde yer alan ofçay fabrikasına uğrayarak devam ediyor.Burada karadeniz hanımlarının tarladan büyük emek vezahmetle topladığı çay ın 1 gün içerisinde nasıl işlemlerden geçtiğini fabrika yetkilisinden aşama aşama öğrendikten sonra ver elini rize diyor ve hotelimize yerleşiyoruz.Akşam olmuştu herkes biraz da olsun dinlendikten sonra hotelimize yürüme mesafesindeki çayhanede soluklanıyoruz.Ve koyu bir sohbete dalıyoruz günün yorgunluğu güzel rize çayı ile harmanlanıp muhabbet koyulaşıyor.Ancak yarın yolumuz önce samsuna daha sonrada orduya varacağı için gözlerde yorgunluk belirtileri hat saffada

 

 

RİZE-SAMSUN-ORDU

 

Ertesi sabah güzel bir rize sabahı ile uyanıyoruz.Yolumuz önce samsun ilk adım heykeli,yabancılar çarşısına varacağı için çabuk haraket etme zamanı saat 13.00 gibi samsun merkeze  varıyoruz. İlk adım heykelinde grup fotoğrafı alındıktan hemen sonra 2 saatlik serbest zamanın ardından orduya haraket etme zamanı yolda muhabbet koyu olduğu için anlamıyoruz bile giresunda gün batımını izlemek paha biçilemez bir duygu. Saat 18.00 gibi kendimizi hotelde buluyoruz.Biraz dinlenmek hakkımız olsa gerek saat 20.30 da grand ayzek ala resturanttaki muhteşem eğlencenin Trakyalılar olarak bir parçası olmak paha biçilemez.Artık son 2 gün eğlencenin dibine vurmuş durumdayız.Ala resturantın orkestrasından bahsetmedende olmaz hanı kanun ve davul da bir çocuk baslı basına bir yetenek kendisi güzelsanatlar lisesinde okuyormuş,solist olan hanımefendi müzik öğretmeni davul da ki isim cidden işinin bilincinde kemana ise söylenecek söz bulamıyorum o gece telleri ağlattı.Resmen ruhumuza hitap eden bu orkestrayı canı gönülden kutlamak istiyorum

 

ŞEHZADELER ŞEHİRİ AMASYA

Bir kent düşün bir tarafındanYeşilırmağın  aksın bir yanında şehzadeler konaklarının kanti amasya daracık sokaklarına butik hotelleri turizme renk katsın .Artık karadeniz gezimizin son durağı amasyaya gitme vakti geceleri bir başkadır amasyanın rengarenk konakları gelen misafirlerine hoş geldin der .Ordudan amasyaya geldiğimiz ilk andan itibaren aile ortamını hissediyorsunuz emin efendi konaklarında burası 4 bölümden 16 odadan oluşan bir konak sahibi turhan bey geldiğiniz ilk andan itibaren aile sıcaklığını hissettiriyor emin efendi konağında .Yemeğimizi aldıktan sonra biraz dolaşalım diyoruz yavaştan her sokağı ayrı bir güzel turizm kenti amasyanın

Ertesi sabah 08.00 de uyanıyoruz rehberimiz Neslihan hanım tarafından şehzadeler kentini dolaşıyoruz yavaş yavaş. İlk durağımız hazenler konağı oluyor darcık sokakların karşısında amasya kalesi ve kral mezarları eşlik ediyor gezimize daha sonraki durağımız  2. Beyazıd küliyesi oluyor .Bu bölge vakıflar bölge müdürlüğünce tadilata alındığı için ancak bir kısmını gezme imlanımız oluyor sonra amasya minya türk te yapılan sunumu izliyoruz 80 m2 alana yapılan bu çalışma şehirin minyatürü gelen misafirlere sunuluyor bence her gelen misafir için görülmesi gereken bir yer.Sabuncuoğlu Sağlık müzesini gezmeden amasyadan ayrılmak ise büyük bir eksiklik Bu müzeden bahsetmek gerekirssse bir örneği serhat şehirimiz edirnede bulunuyor tüm ihtişamı ile siz misafirlerini ağırlıyor.Artık amasyadan ve karadeniz gezimizi noktalama vakti Öncelikle böylesine muhteşem bir geziyi organize eden edirne sedan turizm ailesine Serkan Zeren,Duygu Zeren’e Sinem Gündoğan’a ve  8 gün boyunca rehberliğimizi yapan Neslihan Öztürk ‘e ve şöförümüz Özgür Şene sonssuz teşekkürlerimle