Genel

Likya Yolu:Lavanta kokulu köy ve mis kokan çocukları

BER_0299.JPGYine tatil donemi geldi çattı tatilimin 2.dönemini geçirmek üzere rotamı likya ve lavanta tarlalalarına çevirmiştim. heyecan her zamanki gibi doruktaydi 10 temmuz aksami saat 23.55 te baslayan muhtesem egeden likyaya dogru  guzel bir yolculugun hikayesini paylasacagim bu yazimda

Her zaman olduğu gibi Sedan turizm farkiyla guzel insanlarin bir arada oldugu muhtesem bir geziye basliyorduk . Katilanlarin hepsi tanidigim  ve sevdigim insanlardi bu da gezinin ne kadar keyifli ve ortama kolay alisacagimin habercisiydi

Havsa uzunkopru kesan uzerinden sabahin ilk saatlerinde ayvalik akkuslar tesislerinde ilk molamizi verdik .uyku modundan gune merhaba diyen insanlarin varligi ile dolu  guzel bir otobustu bizimkisi

Kahvaltinin ardindan izmir -aydin – yatağan -mugla  uzerinden saat  15.00 gibi fethiyede bulunan edirnelilerin isletmeciligini yaptigi adrian beach hotel e geldik.Burayi bilmeyenler icin hatirlatalim adrian beach hotel. Calis plajinda yer almakta ve edirneli nursel dermenci tarafindan  isletmeciligi yapmaktadır

Fethiyede kendi evimizde gibi rahattik

Hotelimize geldikten  sonra odalarimiza yerlestik artik deniz kum ve gunesle bulusma zamaniydi.lobiye indigimiz andan itibaren nursel ablanin icten davranisi ve samimiyeti yuzumuzde bir tebessum olusturmustu .Her kişiyle özel ilgileniyor samimiyeti ve içtenliği tura katılanlara mutluluk katıyordu. aksam saat 20.30 da yemegimizi aldik fethiye gercekten cok guzel ve haraketliydi kaldigimiz hotel sahile sadece bir adim mesafesi kadar yakindi Gece yemek sonrasi fethiyeye akma zamani gelmisti.Sahile inip mehtaba dalma zamanı gelmişti .Fethiye gerçekten bize göz kırpıyordu

Denizin maviliği kendine hayran bırakıp bizi sahroş etti

Sabah aldığımız açık büfe kahvaltı sonrası 15 dk lık otobüs yolculuğu ile Marineye geldik cidden marinede 100 e yakın irili ufaklı gemi rotasını mavi sulara çevirmiş bekliyordu.Alışveriş sonrası bizi bekleyen gemiye binip mavi sularda kaybolduk Denizin maviliğine kapılan bizler her limanda deniz ve güneş keyfini bir arada sürdük  .Saat 18.00 gibi fethiye marineye gelip 1 saatlik serbest zaman sonrası kalacağımız hotele yerleştik.Akşam yemeğinin ardından ilk günkü gibi Fethiye sahilinde kendimizi bulduk burası gerçekten yaşanılası ve görünülmesi gereken bir yer .Aksam saat 21 gibi yemeğimizi aldık yine nursel ablamın içten samimiyeti tüm yorgunluğumuzu üzerimizden almıştı.

Fethiyeden Saklıkent,Patara,kalkan,kaş yolculuğu

Bugün yolumuz biraz uzun sabah kahvaltımızı aldıktan sonra iki saatlik güzel bir yolculuğun ardından öncelikle kendimizi Saklıkent kanyonunda buluyoruz.Kanyon gerçekten bir harika.Daha öncegirdiğim için kendimi çay bahçesinde soluklanarak buluyorum.Burası antalyaya çok yakın olduğu için bu bölgeden misafirleri,çok oluyor.Yaz döneminin gelmesi ile birlikte gözle görülür bir artış var.Buraya geldiğinizde bir çok spor aktivitesi yapmanız mümkün yamaç paraşütü,zipping,yürüyüş parkurunda temiz hava bol oksijen ve daha niceleri.Bu arada kanyonda bir sıra var ki sormayin.Kanyondan sonra pek buradan ayrılmakta istemiyoruz açıkçası Ama ayrılık vakti geldi ne yazıkki şimdiki yolculuğumuz Patara plajı.

Likyada bir Antik Kent:PATARA VE PLAJI

Akdenizde dört bir yanı bir harika nereye gitseniz size kapı acacak bir koy bulursunuz kendinize.Şimdi sıra patarada .Yolumuz üzerinde Antik çağdan kalan eserler bizlere merhaba diyor ve selamlıyor. patara antik kenti Antalyanın kaş ilçesinde yer almakta ve doğal güzelliğini yansıtmaktadır.Antik kent .Plajı ve kumsalı ücretli olmasına rağmen yerli ve yabancı turistlerin uğrak noktası.HavaPatara, Antalya’nın Kaş ilçesinin Kalkan beldesi yakınlarındaki bir antik kenttir. Bir Likya kentidir ve Likya Birliğinin başkentliğini yapmıştır. Likya birliğinin üç oy hakkına sahip altı kentinden biri ve belki de en önemlisidir 36 derece güneş molası verme zamanı.Denizi biraz dalgalı olsada cidden görülmeye değer bir nokta.

KEKOVADAN TEKNE TURU VE – BATIK ŞEHİRİN BÜYÜSÜ

Şimdi sırada kekova da tekne turumuz ve batık şehirin büyüsüyle buluşma vakti.Mavi turumuz buradan başlıyor ancak her koyda havuz molası vermek mümkün değil çünkü burası doğal sit alanı ve koruma altında.Denizin maviliği karşısında kendimizi alalamıyoruz.Yemek molası ardından güneş ve maviliğin her rengi ile buluşmak mümkün.Kekovada yer alan batık şehirin büyüsü tura gelenleri kendindde hayranlık uyandıruyor.Mavi turumuz kaş yolculuğu ile devam edecek

BİR YANDA SİMENA KALESİ- ÜÇAĞIZ – MEİS ADASI BİR YANDA KAŞIN EŞSSİZ GÜZELLİĞİ

Yolculuğumuz kaş üzerinden devam ediyor.Burada öncelikle Kaputaş plajında fotoğraf molasını veriyoruz ve denizin maviliğinde kayboluyoruz.Ardından Kaş  yolu üzerinde bulunan Üçağız köyüne varıyoruz ki buranın doğası bizleri mest ediyor. Yemeğimizi mavi tur yapacağımız Teknemizde alıp büyülü  turumuza Anadolu uygarlığı döneminin en önemli kalesi Simenanın tüm ihtişamı bizleri büyülüyor.Burada da yüzme molası olmadığı için doğal güzellikleri  ve denizin içindeki lahitleri sadece ölümsüzleştirdik Ayrıca akvaryum koyunu,kekova adası tershane koylarında yüzme molalarımızı verip kaşın eşssiz güzelliğine kaptırdık .Kaş Antalyanın bir ilçesi olup yaz dönemlerinde turist yoğunluğuna uğrayan bir ilçe burada sıcak havanın etkisiyle 1 saatlik serbest zaman içerisinde buzlu dondurmamızı yiyerek otobusümüzün gelmesini bekledik ve  fethiyede bulunan hotelimize 21.30 da  geri döndük.

  1. GÜNDE İSTİKAMET SALDA GÖLÜ,BURDUR MERKEZ VE İNSUYU MAĞRASI SAGALOSSOS ANTİK KENTİ VE ISPARTA ŞEHİR MERKEZİ

Fethiyede yapmış olduğumuz muhteşem 3 günlük tatil sonrası şimdide Tatilimizin ikinci kısmına başlıyoruz.Kahvaltımızı hotelimizde aldıktan sonra deniz-kum ve güneşten ayrılma vakti öncelikle istikametimiz ısparta yolu üzerinde olan salda gölünü ziyaret etmekle başlıyor.Burası gerçekten gezilmesi görülmesi gereken yerlerden biri özellikle göldeki mavi tonları bizlerde büyük bir hayranlık bıraktı..Daha sonra buradan burdur şehir merkezine geçtik ve öğle yemeğimizi buranın en eski ve ünlü resturantlarından birinde aldık.Burdur panoromik şehir turunun ardından insuyu mağrasında gezimiz ardından 85 km uzaklıktaki ısparta şehir merkeezine geçip dinlenmeye geçtik.Akşamleyin şehir turunu aksatmayan misafirlerimizi güller diyarı ıspartada muhtesem bir şehir plancılığı ile ısparta bekliyordu.Hotelimize yürüme mesafesindeki cafede günün yorgunluğunu kahve ve çay ile atan misafirlerimize gül kokulu ısparta sokakları eşlik ediyordu.

 

KOVADA GÖLÜ- YAZILI KANYON- EĞİRDİR GÖLÜ-ISPARTA ŞEHİR MERKEZİ

6.Gün kahvaltımızı hotelimizden aldıktan sonra şehir merkezine 45 km uzaklıktaki kovada gölüne ulaşıyoruz.Yolumuzun biraz virajlı ve engebeli olmasından ötürü 1 saat 20 dakikada ulaşıyoruz.Kovada gölünün tüm ihtişamı bizleri karşılıyor.Buradan yemeğimizi almak üzere özel bir alabalık tesisinde molamızı veriyoruz.Ardından yolumuza bir Tabiat harikası ıspartanın sütlüce köyünde yer alan yazılı kanyonda soluklanıyoruz.Tabiat güzelliği ve güzelliği ile misafirlerini ağırlayan yazılı kanyon adeta saklı bir bahçe gibi.Buradan ıspartanın eğirdir ilçesinde yer alan seyir terasında eğirdir gölünü terastan izleme fırsatını buluyoruz.Günün yorgunluğunu eğirdir gölü manzarası eşliğinde yudumladığımız kahvelerimizle bitiriyoruz.

 

LAVANTA KOKULU KÖY(KUYYUCAK) VE MİS KOKAN ÇOCUKLARI

Tatilin son demleriydi artık.gerçekten hepimizi bir hüzün sarmıştı doğrusu tam 6 gün boyunca sedan turizm gezimizde büyük bir aile olmanın mutluluğu ile ayrılmanın üzüntüsünü yaşıyorduk hepimiz. ıspartada ikinci gündü bugünkü rotamız lavanta festivalinin yapılacağı ıspartaya 50 km uzaklıktaki kuyyucak köyü olacaktı.Kahvaltımızı aldıktan sonra yola koyulma vakti gelmişti .Öncelikle durağımız lavanta işleyen bir işletme oldu burada ki işletme lavanta bahçelerinden aldığı ürünleri alıp işliyordu 50 dk lık bir yolculuğun ardından sağlı sollu lavanta bahçeleri ile kuyucak köyü ve sımsıcak insanları karşılıyordu hepimizi.Adındanda belli olduğu gibi bu insanlar lavanta kokuyordu.Bu muhteşem görüntü karşısında hepimiz lavanta köyünün misafirperverliğine bayıldık Buraya gelmişken lavanta dondurmasını da yemeyi unutmadık köyde fotoğraf molası verdik(bu konuda turumuza katılan etkine çok teşekkür ediyorum)Lavanta köyünden ayrıldıktan sonra öğle yemeğimizi almak üzere köye gelmeden önce uğradığımız fabrikada aldık.Artık turumuzu da bitirmiş olduk.6gün boyunca böylesine güzel bir geziyi düzenleyen Edirne Sedan Turizm ailesine (Serkan Zeren,Duygu Zeren,Zafer Zeren e ve 2.Kaptanımız Özgür abiye  ayrıca turumuz boyunca bizlere düzgün diksyonu özverili anlatımı ve güleryüzünü hiçbir zaman eksik etmeyen Sinem Gündoğan ateşekkür ediyor Nice güzel Sedan Turizmle yolculuklara diliyorum.

 

Advertisements
Genel

Canakkalede muhtesem bir festival

ÇKALE

Çanakkalede bugünlerde farklı bir heyecana sahne oluyor.2016-2017 Sanat sezonun sona ermesi ve tatile girmesinden itibaren 03-09 temmuz 2017 tarihlerinde 1.korolar festivali müzik severler tarafından ilgi ile izleniyor.

Türkiyede yer alan seçkin koroların yer aldığı bu güzel festival türk müziği açısından örnek teşkil ediyor.Değerli koroların birbirinden değerli ve seçkin solistleri aynı plartformda bulunmanın mutluluğunu yaşıyor

Bir yelpaze oluşturan bu festival geleceğin solistlerini tanıma fırsatı sunuyor müzik severlere ciddi katılımın gözlemlendiği festivalde müzik severler hem müzik dinliyor hemde keyif alıyor.

Ne mutlu ki Türk müziği var güzel coğrafyanın birleştirici gücü müzik sayesinde korolar aynı sahneyi kardeşçe dostça paylaşıyor emeği ve yüreği müzik için atan bu festival organizasyonunu sağlayan komite müzik çevrelerinden tam not aldı.

11 İLİMİZDEN 28 FARKLI KORO MÜZİK ADINA MOZAİK OLUŞTURUYOR

Türkiyenin  11farklı ilinde yer alan birbirinden saygın 28 koro aynı festivalde bu büyük organizasyonunda yer almanın haklı gururunu yaşayarak Çanakkaleli ve çevre illerden gelen müzik severlere unutulmaz anlar yaşatıyor.

 

BAYRAKLI BELEDİYESİ TÜRK MÜZİĞİ TOPLULUĞUNDAN BÜYÜLEYEN SAHNE 

Festivale izmir  tireden  katılan  Şef Dr Halil Altınköprü yönetimindeki bayraklı Belediyesi tsm topluluğu festivalin 2. gününde sergilediği olağanüstü başarısını sahnesinde seyircilerle bütünleşerek  2017-2018 sanat sezonu öncesi en büyük sınavını vererek başarılı sahnesi ile izleyenlerden tam not aldı.

Genel

Musiki elçilerinin dragostan önce balkanlara daha sonra avrupaya yolculuğu

 dragosBir başarı hikayesini kendileri yazdı aslında Kimisi Doktor ,İş adamı .Kimisi ev hanımı, kimisi öğrenci,  Farklı mesleklerden olsalarda  onları ortak payda da buluşturan ve bir araya getiren  musiki aşkıydı

 

            Türkiye çapında konserler vererek taht kurdular.Salonları hiç boş kalmadı.Her bir konseri bir birinden farklı konserlerdi.Yetmedi Balkan ve Avrupa ülkelerine açıldılar Türk musikisini tanıtarak gurur kaynağı oldular

 

            Şimdi Hangi dernekten bahsediyorum diye soracaksınız?Evet yolum İstanbul Maltepe Dragos a uzanıyor.Dragosu bilenler bilirler Maltepe sahilinin üst kısmı denizin martılarla buluştuğu güzel bir yerdir dragos.Biraz daha sabır

 

          Yavaş yavaş ilerliyoruz sahil boyunca temiz hava ve bol güneşi oksijenle buluşturduktan sonra.Dragos Musiki derneğine geliyoruz.Kapıda Başkanları Serdar Taştanoğlu ve saygıdeğer yönetim kurulu  karşılıyor bizleri.Tam bir musikişinaz sanat aşığı kendileri. Üstelik Son zamanlarda diyar diyar geziyor ülkeleri Türk müzik kültürünü yabancılarla buluşturmak adına ve gözlemlerini yazıyor bir haber sitesinde.

 

         Çay eşliğinde sohbete başlıyoruz..İnanın serdar beyin anlatacağı çok şey var bizlere.Derneğinden bahsediyor kısaca 2010-2011 sanat sezonu ile başlamış bu aşk hikayesi.Musiki tutkusu kısa süreçte bir aşka dönüşmüş.Üstelik koroya gelen her üye de bu aşk ile bağlanmış musikiye Kurulduğu dönemden itibaren Dragos Musiki derneği olarak ; 22 yurtdışı,118 yurt içi olmak üzere toplamda 140 konser vererek  inanılması ve yakalanması zor üstün bir başarıya imza atmışlar Yurtiçi ve yurtdışındaki musikişinazlarla buluşmanın haklı gururunu yaşamışlar

 

        

        Ciddi çalışmanın ürünü olarak devam ediyor Taştanoğlu emeğin çok fazla olduğunu ifade ediyor.Türkan Saylan Kültür Merkezinde konserlerini icra ettiklerini ve musiki şinazlarında ilgisinin her geçen gün artarak devam ettiğini ifade ediyor.Trt İstanbul radyosu ses sanatçısı Çiğdem Yarkınında koroya şef olarak gelmesi başarılarına başarı kattığını eklemedende edemiyor.Doğrusu TRT Kökenli bir sanatçı ile çalışmanın verdiği huzur ve mutluluğu koroya olumlu şekilde yansıdığını söylüyor.

 

 

Sohbetimiz devam ediyor  Dragos Musiki derneği olarak Türkiyede bir ilke imza atarak Dünya Müzikleri korosunu hayata geçirdiklerini ve mutluluğunu yaşadıklarını söyleyen  tarifi olmayan bir his olduğunu söylüyor bizlere

 

        Serdar Taştanoğlu ile sohbetimize devam ediyoruz Bir süre önce Türk halk müziğinin usta ses sanatçısı , İstanbul teknik üniversitesi Öğretim üyesi ve Dragos Musiki Derneği Thm koro şefi Taşkın Doğanışıktan konu açılıyor.Taşkın hocayı kaybetmenin derin üzüntüsünü hala  yaşadıklarını anlatıyor bizlere.Çünkü Taşkın Doğanışığın derneğe kattığı değer ve kazandırıkları gerçekten tartışılmazdı.Hal böyleyken derneğe onun anısına bir hatıra defteri oluşturduklarını söylüyor bizlere .

Taşkın hocanın dragosa kattığı değer derslerinde verdiği bir tebessüm koro üyelerine içtenlikle yansıyordu. Derslerindeki samimiyet öğrencilerine adeta işlemişti Şu bir gerçek ki  Taşkın hocanın yeri Dragos Musiki derneği ve ailesi için  her daim ayrı olacak

Aslında bu gurur tablosunu kabartacak o kadar şey yaşandı ki beyaz sayfalara yazılacak çok şey var .Dragos Musiki derneği üyesi ve bünyesinde bulunmak hocalarından ders almak çok önemli

 

Son olarak Bir başarı hikayesini böylesine bir yazı ile taçlandırmaktan ötürü Dragos Musiki Derneği ailesine teşekkür ediyorum 2017-2018 sanat sezonunda konserlerinizde görüşmek dileğiyle.