Likya Yolu:Lavanta kokulu köy ve mis kokan çocukları

BER_0299.JPGYine tatil donemi geldi çattı tatilimin 2.dönemini geçirmek üzere rotamı likya ve lavanta tarlalalarına çevirmiştim. heyecan her zamanki gibi doruktaydi 10 temmuz aksami saat 23.55 te baslayan muhtesem egeden likyaya dogru  guzel bir yolculugun hikayesini paylasacagim bu yazimda

Her zaman olduğu gibi Sedan turizm farkiyla guzel insanlarin bir arada oldugu muhtesem bir geziye basliyorduk . Katilanlarin hepsi tanidigim  ve sevdigim insanlardi bu da gezinin ne kadar keyifli ve ortama kolay alisacagimin habercisiydi

Havsa uzunkopru kesan uzerinden sabahin ilk saatlerinde ayvalik akkuslar tesislerinde ilk molamizi verdik .uyku modundan gune merhaba diyen insanlarin varligi ile dolu  guzel bir otobustu bizimkisi

Kahvaltinin ardindan izmir -aydin – yatağan -mugla  uzerinden saat  15.00 gibi fethiyede bulunan edirnelilerin isletmeciligini yaptigi adrian beach hotel e geldik.Burayi bilmeyenler icin hatirlatalim adrian beach hotel. Calis plajinda yer almakta ve edirneli nursel dermenci tarafindan  isletmeciligi yapmaktadır

Fethiyede kendi evimizde gibi rahattik

Hotelimize geldikten  sonra odalarimiza yerlestik artik deniz kum ve gunesle bulusma zamaniydi.lobiye indigimiz andan itibaren nursel ablanin icten davranisi ve samimiyeti yuzumuzde bir tebessum olusturmustu .Her kişiyle özel ilgileniyor samimiyeti ve içtenliği tura katılanlara mutluluk katıyordu. aksam saat 20.30 da yemegimizi aldik fethiye gercekten cok guzel ve haraketliydi kaldigimiz hotel sahile sadece bir adim mesafesi kadar yakindi Gece yemek sonrasi fethiyeye akma zamani gelmisti.Sahile inip mehtaba dalma zamanı gelmişti .Fethiye gerçekten bize göz kırpıyordu

Denizin maviliği kendine hayran bırakıp bizi sahroş etti

Sabah aldığımız açık büfe kahvaltı sonrası 15 dk lık otobüs yolculuğu ile Marineye geldik cidden marinede 100 e yakın irili ufaklı gemi rotasını mavi sulara çevirmiş bekliyordu.Alışveriş sonrası bizi bekleyen gemiye binip mavi sularda kaybolduk Denizin maviliğine kapılan bizler her limanda deniz ve güneş keyfini bir arada sürdük  .Saat 18.00 gibi fethiye marineye gelip 1 saatlik serbest zaman sonrası kalacağımız hotele yerleştik.Akşam yemeğinin ardından ilk günkü gibi Fethiye sahilinde kendimizi bulduk burası gerçekten yaşanılası ve görünülmesi gereken bir yer .Aksam saat 21 gibi yemeğimizi aldık yine nursel ablamın içten samimiyeti tüm yorgunluğumuzu üzerimizden almıştı.

Fethiyeden Saklıkent,Patara,kalkan,kaş yolculuğu

Bugün yolumuz biraz uzun sabah kahvaltımızı aldıktan sonra iki saatlik güzel bir yolculuğun ardından öncelikle kendimizi Saklıkent kanyonunda buluyoruz.Kanyon gerçekten bir harika.Daha öncegirdiğim için kendimi çay bahçesinde soluklanarak buluyorum.Burası antalyaya çok yakın olduğu için bu bölgeden misafirleri,çok oluyor.Yaz döneminin gelmesi ile birlikte gözle görülür bir artış var.Buraya geldiğinizde bir çok spor aktivitesi yapmanız mümkün yamaç paraşütü,zipping,yürüyüş parkurunda temiz hava bol oksijen ve daha niceleri.Bu arada kanyonda bir sıra var ki sormayin.Kanyondan sonra pek buradan ayrılmakta istemiyoruz açıkçası Ama ayrılık vakti geldi ne yazıkki şimdiki yolculuğumuz Patara plajı.

Likyada bir Antik Kent:PATARA VE PLAJI

Akdenizde dört bir yanı bir harika nereye gitseniz size kapı acacak bir koy bulursunuz kendinize.Şimdi sıra patarada .Yolumuz üzerinde Antik çağdan kalan eserler bizlere merhaba diyor ve selamlıyor. patara antik kenti Antalyanın kaş ilçesinde yer almakta ve doğal güzelliğini yansıtmaktadır.Antik kent .Plajı ve kumsalı ücretli olmasına rağmen yerli ve yabancı turistlerin uğrak noktası.HavaPatara, Antalya’nın Kaş ilçesinin Kalkan beldesi yakınlarındaki bir antik kenttir. Bir Likya kentidir ve Likya Birliğinin başkentliğini yapmıştır. Likya birliğinin üç oy hakkına sahip altı kentinden biri ve belki de en önemlisidir 36 derece güneş molası verme zamanı.Denizi biraz dalgalı olsada cidden görülmeye değer bir nokta.

KEKOVADAN TEKNE TURU VE – BATIK ŞEHİRİN BÜYÜSÜ

Şimdi sırada kekova da tekne turumuz ve batık şehirin büyüsüyle buluşma vakti.Mavi turumuz buradan başlıyor ancak her koyda havuz molası vermek mümkün değil çünkü burası doğal sit alanı ve koruma altında.Denizin maviliği karşısında kendimizi alalamıyoruz.Yemek molası ardından güneş ve maviliğin her rengi ile buluşmak mümkün.Kekovada yer alan batık şehirin büyüsü tura gelenleri kendindde hayranlık uyandıruyor.Mavi turumuz kaş yolculuğu ile devam edecek

BİR YANDA SİMENA KALESİ- ÜÇAĞIZ – MEİS ADASI BİR YANDA KAŞIN EŞSSİZ GÜZELLİĞİ

Yolculuğumuz kaş üzerinden devam ediyor.Burada öncelikle Kaputaş plajında fotoğraf molasını veriyoruz ve denizin maviliğinde kayboluyoruz.Ardından Kaş  yolu üzerinde bulunan Üçağız köyüne varıyoruz ki buranın doğası bizleri mest ediyor. Yemeğimizi mavi tur yapacağımız Teknemizde alıp büyülü  turumuza Anadolu uygarlığı döneminin en önemli kalesi Simenanın tüm ihtişamı bizleri büyülüyor.Burada da yüzme molası olmadığı için doğal güzellikleri  ve denizin içindeki lahitleri sadece ölümsüzleştirdik Ayrıca akvaryum koyunu,kekova adası tershane koylarında yüzme molalarımızı verip kaşın eşssiz güzelliğine kaptırdık .Kaş Antalyanın bir ilçesi olup yaz dönemlerinde turist yoğunluğuna uğrayan bir ilçe burada sıcak havanın etkisiyle 1 saatlik serbest zaman içerisinde buzlu dondurmamızı yiyerek otobusümüzün gelmesini bekledik ve  fethiyede bulunan hotelimize 21.30 da  geri döndük.

  1. GÜNDE İSTİKAMET SALDA GÖLÜ,BURDUR MERKEZ VE İNSUYU MAĞRASI SAGALOSSOS ANTİK KENTİ VE ISPARTA ŞEHİR MERKEZİ

Fethiyede yapmış olduğumuz muhteşem 3 günlük tatil sonrası şimdide Tatilimizin ikinci kısmına başlıyoruz.Kahvaltımızı hotelimizde aldıktan sonra deniz-kum ve güneşten ayrılma vakti öncelikle istikametimiz ısparta yolu üzerinde olan salda gölünü ziyaret etmekle başlıyor.Burası gerçekten gezilmesi görülmesi gereken yerlerden biri özellikle göldeki mavi tonları bizlerde büyük bir hayranlık bıraktı..Daha sonra buradan burdur şehir merkezine geçtik ve öğle yemeğimizi buranın en eski ve ünlü resturantlarından birinde aldık.Burdur panoromik şehir turunun ardından insuyu mağrasında gezimiz ardından 85 km uzaklıktaki ısparta şehir merkeezine geçip dinlenmeye geçtik.Akşamleyin şehir turunu aksatmayan misafirlerimizi güller diyarı ıspartada muhtesem bir şehir plancılığı ile ısparta bekliyordu.Hotelimize yürüme mesafesindeki cafede günün yorgunluğunu kahve ve çay ile atan misafirlerimize gül kokulu ısparta sokakları eşlik ediyordu.

 

KOVADA GÖLÜ- YAZILI KANYON- EĞİRDİR GÖLÜ-ISPARTA ŞEHİR MERKEZİ

6.Gün kahvaltımızı hotelimizden aldıktan sonra şehir merkezine 45 km uzaklıktaki kovada gölüne ulaşıyoruz.Yolumuzun biraz virajlı ve engebeli olmasından ötürü 1 saat 20 dakikada ulaşıyoruz.Kovada gölünün tüm ihtişamı bizleri karşılıyor.Buradan yemeğimizi almak üzere özel bir alabalık tesisinde molamızı veriyoruz.Ardından yolumuza bir Tabiat harikası ıspartanın sütlüce köyünde yer alan yazılı kanyonda soluklanıyoruz.Tabiat güzelliği ve güzelliği ile misafirlerini ağırlayan yazılı kanyon adeta saklı bir bahçe gibi.Buradan ıspartanın eğirdir ilçesinde yer alan seyir terasında eğirdir gölünü terastan izleme fırsatını buluyoruz.Günün yorgunluğunu eğirdir gölü manzarası eşliğinde yudumladığımız kahvelerimizle bitiriyoruz.

 

LAVANTA KOKULU KÖY(KUYYUCAK) VE MİS KOKAN ÇOCUKLARI

Tatilin son demleriydi artık.gerçekten hepimizi bir hüzün sarmıştı doğrusu tam 6 gün boyunca sedan turizm gezimizde büyük bir aile olmanın mutluluğu ile ayrılmanın üzüntüsünü yaşıyorduk hepimiz. ıspartada ikinci gündü bugünkü rotamız lavanta festivalinin yapılacağı ıspartaya 50 km uzaklıktaki kuyyucak köyü olacaktı.Kahvaltımızı aldıktan sonra yola koyulma vakti gelmişti .Öncelikle durağımız lavanta işleyen bir işletme oldu burada ki işletme lavanta bahçelerinden aldığı ürünleri alıp işliyordu 50 dk lık bir yolculuğun ardından sağlı sollu lavanta bahçeleri ile kuyucak köyü ve sımsıcak insanları karşılıyordu hepimizi.Adındanda belli olduğu gibi bu insanlar lavanta kokuyordu.Bu muhteşem görüntü karşısında hepimiz lavanta köyünün misafirperverliğine bayıldık Buraya gelmişken lavanta dondurmasını da yemeyi unutmadık köyde fotoğraf molası verdik(bu konuda turumuza katılan etkine çok teşekkür ediyorum)Lavanta köyünden ayrıldıktan sonra öğle yemeğimizi almak üzere köye gelmeden önce uğradığımız fabrikada aldık.Artık turumuzu da bitirmiş olduk.6gün boyunca böylesine güzel bir geziyi düzenleyen Edirne Sedan Turizm ailesine (Serkan Zeren,Duygu Zeren,Zafer Zeren e ve 2.Kaptanımız Özgür abiye  ayrıca turumuz boyunca bizlere düzgün diksyonu özverili anlatımı ve güleryüzünü hiçbir zaman eksik etmeyen Sinem Gündoğan ateşekkür ediyor Nice güzel Sedan Turizmle yolculuklara diliyorum.

 

Canakkalede muhtesem bir festival

ÇKALE

Çanakkalede bugünlerde farklı bir heyecana sahne oluyor.2016-2017 Sanat sezonun sona ermesi ve tatile girmesinden itibaren 03-09 temmuz 2017 tarihlerinde 1.korolar festivali müzik severler tarafından ilgi ile izleniyor.

Türkiyede yer alan seçkin koroların yer aldığı bu güzel festival türk müziği açısından örnek teşkil ediyor.Değerli koroların birbirinden değerli ve seçkin solistleri aynı plartformda bulunmanın mutluluğunu yaşıyor

Bir yelpaze oluşturan bu festival geleceğin solistlerini tanıma fırsatı sunuyor müzik severlere ciddi katılımın gözlemlendiği festivalde müzik severler hem müzik dinliyor hemde keyif alıyor.

Ne mutlu ki Türk müziği var güzel coğrafyanın birleştirici gücü müzik sayesinde korolar aynı sahneyi kardeşçe dostça paylaşıyor emeği ve yüreği müzik için atan bu festival organizasyonunu sağlayan komite müzik çevrelerinden tam not aldı.

11 İLİMİZDEN 28 FARKLI KORO MÜZİK ADINA MOZAİK OLUŞTURUYOR

Türkiyenin  11farklı ilinde yer alan birbirinden saygın 28 koro aynı festivalde bu büyük organizasyonunda yer almanın haklı gururunu yaşayarak Çanakkaleli ve çevre illerden gelen müzik severlere unutulmaz anlar yaşatıyor.

 

BAYRAKLI BELEDİYESİ TÜRK MÜZİĞİ TOPLULUĞUNDAN BÜYÜLEYEN SAHNE 

Festivale izmir  tireden  katılan  Şef Dr Halil Altınköprü yönetimindeki bayraklı Belediyesi tsm topluluğu festivalin 2. gününde sergilediği olağanüstü başarısını sahnesinde seyircilerle bütünleşerek  2017-2018 sanat sezonu öncesi en büyük sınavını vererek başarılı sahnesi ile izleyenlerden tam not aldı.

Musiki elçilerinin dragostan önce balkanlara daha sonra avrupaya yolculuğu

 dragosBir başarı hikayesini kendileri yazdı aslında Kimisi Doktor ,İş adamı .Kimisi ev hanımı, kimisi öğrenci,  Farklı mesleklerden olsalarda  onları ortak payda da buluşturan ve bir araya getiren  musiki aşkıydı

 

            Türkiye çapında konserler vererek taht kurdular.Salonları hiç boş kalmadı.Her bir konseri bir birinden farklı konserlerdi.Yetmedi Balkan ve Avrupa ülkelerine açıldılar Türk musikisini tanıtarak gurur kaynağı oldular

 

            Şimdi Hangi dernekten bahsediyorum diye soracaksınız?Evet yolum İstanbul Maltepe Dragos a uzanıyor.Dragosu bilenler bilirler Maltepe sahilinin üst kısmı denizin martılarla buluştuğu güzel bir yerdir dragos.Biraz daha sabır

 

          Yavaş yavaş ilerliyoruz sahil boyunca temiz hava ve bol güneşi oksijenle buluşturduktan sonra.Dragos Musiki derneğine geliyoruz.Kapıda Başkanları Serdar Taştanoğlu ve saygıdeğer yönetim kurulu  karşılıyor bizleri.Tam bir musikişinaz sanat aşığı kendileri. Üstelik Son zamanlarda diyar diyar geziyor ülkeleri Türk müzik kültürünü yabancılarla buluşturmak adına ve gözlemlerini yazıyor bir haber sitesinde.

 

         Çay eşliğinde sohbete başlıyoruz..İnanın serdar beyin anlatacağı çok şey var bizlere.Derneğinden bahsediyor kısaca 2010-2011 sanat sezonu ile başlamış bu aşk hikayesi.Musiki tutkusu kısa süreçte bir aşka dönüşmüş.Üstelik koroya gelen her üye de bu aşk ile bağlanmış musikiye Kurulduğu dönemden itibaren Dragos Musiki derneği olarak ; 22 yurtdışı,118 yurt içi olmak üzere toplamda 140 konser vererek  inanılması ve yakalanması zor üstün bir başarıya imza atmışlar Yurtiçi ve yurtdışındaki musikişinazlarla buluşmanın haklı gururunu yaşamışlar

 

        

        Ciddi çalışmanın ürünü olarak devam ediyor Taştanoğlu emeğin çok fazla olduğunu ifade ediyor.Türkan Saylan Kültür Merkezinde konserlerini icra ettiklerini ve musiki şinazlarında ilgisinin her geçen gün artarak devam ettiğini ifade ediyor.Trt İstanbul radyosu ses sanatçısı Çiğdem Yarkınında koroya şef olarak gelmesi başarılarına başarı kattığını eklemedende edemiyor.Doğrusu TRT Kökenli bir sanatçı ile çalışmanın verdiği huzur ve mutluluğu koroya olumlu şekilde yansıdığını söylüyor.

 

 

Sohbetimiz devam ediyor  Dragos Musiki derneği olarak Türkiyede bir ilke imza atarak Dünya Müzikleri korosunu hayata geçirdiklerini ve mutluluğunu yaşadıklarını söyleyen  tarifi olmayan bir his olduğunu söylüyor bizlere

 

        Serdar Taştanoğlu ile sohbetimize devam ediyoruz Bir süre önce Türk halk müziğinin usta ses sanatçısı , İstanbul teknik üniversitesi Öğretim üyesi ve Dragos Musiki Derneği Thm koro şefi Taşkın Doğanışıktan konu açılıyor.Taşkın hocayı kaybetmenin derin üzüntüsünü hala  yaşadıklarını anlatıyor bizlere.Çünkü Taşkın Doğanışığın derneğe kattığı değer ve kazandırıkları gerçekten tartışılmazdı.Hal böyleyken derneğe onun anısına bir hatıra defteri oluşturduklarını söylüyor bizlere .

Taşkın hocanın dragosa kattığı değer derslerinde verdiği bir tebessüm koro üyelerine içtenlikle yansıyordu. Derslerindeki samimiyet öğrencilerine adeta işlemişti Şu bir gerçek ki  Taşkın hocanın yeri Dragos Musiki derneği ve ailesi için  her daim ayrı olacak

Aslında bu gurur tablosunu kabartacak o kadar şey yaşandı ki beyaz sayfalara yazılacak çok şey var .Dragos Musiki derneği üyesi ve bünyesinde bulunmak hocalarından ders almak çok önemli

 

Son olarak Bir başarı hikayesini böylesine bir yazı ile taçlandırmaktan ötürü Dragos Musiki Derneği ailesine teşekkür ediyorum 2017-2018 sanat sezonunda konserlerinizde görüşmek dileğiyle.

 

          

Bir Sanat Sezonu Daha Biterken

Eylül ayında başlayan zorlu ama bir o kadar keyifli bir koşuşturmanın ardından Derneklerin,Koroların,Ve toplulukların 2016-2017 sanat yılında vermiş olduğu konserlerin son demlerini yaşamaktayız.

   

 

  Her biri ciddi bir çalışmanın ürünü olan bu konserlerde  gördük ki konser salonları dolup taştı artık ramazan ayı ile yaz mevsiminin denk gelmesi ile sanat yılı çalışmaları eylül 2017 ayında başlayacak

 

 

   Herkese iyi tatiller demeden önce bu yıl ki gözlemlerimi bu yazıda kaleme aldım onları siz saygıdeğer musiki sever gönül dostları,şeflerimiz ve genel sanat yönetmenlerimizle paylaşmak istiyorum

 

 

 

       Etkinliklerin en yoğun olduğu başta İstanbul ili olmak üzere Türkiyenin her noktasına konser afişlerini yayınlayarak siz saygıdeğer musiki sever gönül dostlarımıza ulaştırmaya çalıştık.Öncelikle ulaşamadığımız korolar var ise onlardan özür diliyoruz . hemen her gün etkinlik haberlerini yayınladığımız www.safalargetirdin.com  web ve facebook sayfamız olarak 2016-2017 sanat yılında gösterilen bu üstün gayretten ötürü öncelikle Koro Şeflerimiz,Genel Sanat Yönetmenlerimiz ve koro ve topluluklarımıza ayrı ayrı teşekkür etmek istiyorum

 

     

     Bizleri en çok sevindiren olayları sıralayacak olursak öncellikle konser salonlarının musiki severler tarafından doldurulması oldu.Bu musikiye ilginin biraz daha arttığının habercisi gibiydi

 

 

Diğer Sevindirici bir unsur korolarımıza ve derneklerimize katılan genç nesil temsilcileri oldu özellikle Konservatuar okuyup korolara katılan genç sesler musiki adına en büyük kazanımlardan biri.Bu konuda değerli şefleri bir kez daha kutlamak istiyorum

 

     Bu yıl genel olarak  gözlemlediğim diğer bir unsur Koroların  ve derneklerin repertuarlarına klasik eserlerin kazandırılmasıydı.Gerçekten Şefler tarafından yapılan ciddi bir atılım diyebilirim

 

    Devlet korolarının il dışında yapmış olduğu konserler gerçekten bu yıl çok başarılıydı.İlgininde çok fazla olduğu bu konserlerde Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğüne bağlı korolar ve toplulukların İstanbul da vermiş olduğu konserler musiki severler tarafından tam not aldı.       

 

 

  Yeni sanat sezonda en güzel konserlerle ve repertuarla birlikte olmak dileğiyle

 

         BİRAZ YEŞİL BİRAZ MAVİ BİR YOL HİKAYESİ KARADENİZ

BER_9384.JPG

 

EDİRNEDEN ABANT A ŞEN BİR YOLCULUK

 

Siz mavi ile yeşilin bir arada bulunduğu  bir coğrafya  yı horonla kemençenin bir arada kardeşçe bulunduğu,  sinoptan başlayıp  artvine  giden bu yoldaki doğal güzellikleri hiç gördünüz mü ? Hele ki sümene manastırı, ayder yaylası ve tabiki karadenizin bir dönem vazgeçilmezi şu an taribat noktası uzungöl… maçka ve hamsi köy  aslında say say bitmez karadeniz. Ben Son 3 yılda 3.cü toplamda bu bölgeye 7. Kez ziyaret ettim.Bavulları hazırladığım gibi kendimi otobüsün yanında buldum.Edirnede turizm adına bir marka haline gelen ve her geçen gün büyüyen ve kocaman aile olan  Sedan turizm ile seyehat etmenin rahatlığı  ve huzuru vardı içimde .Sedan turizm şoförlerinden özgür  şen eşliğinde SAAT 00.00 DA Edirne kipa dan haraket ederek  İstanbul-düzce –adapazarı üzerinden boluu ya haraket  ettik sabah kahvaltısı için bolu da bir tesiste mola verildi.

 

 

BER_8968.JPG

BOLU-ABANT-SİNOP-GERZE-BAFRA-SAMSUN

Kahvaltının ardından yolumuza devam ederken bolu tünelini takiben  ilk istikametimiz bir doğa harikası bolu abant oldu .burada doğ ile baş başa 1,5 saat yürüyüş yaptıktan sonra Sinop ‘a doğru haraket ettik.Burada rehberimiz Neslihan hanım bizleri karşıladı.Sinop kalesi önünde buluştuğumuz rehberimizle daha önce ankara-nevşehir konya gezimizden tanıyordum.Sanat tarihi menzunu olan  Neslihan hanım  rehberliği turizm bilgisi ile grubumuzu bir hafta boyunca muhteşem bilgi bankası oluşturacağı kesindi.Sinop merkeze ulaştığımızda saat 13.00 tü önce yemeğimizi aldık  sinopa özgü meşhur lokul ve cevizli –yoğurtlu mantıyı tatmadan olmazdı .(mantı 18 tl) olarak fiyatlandırılıyor. Yemeğimizi aldıktan sonra sırasıyla sinop cezaevi-sinop kalesi-sinop şehir merkezi ve hamsilos koyunu gezdikten sonra gezimize gerze-bafra üzerinden  4,5  saatlik bir yolculuktan sonra Samsuna vardık yemeğimizi aldıktan sonra bu güzel kenti gece görme imkanı bulduk.Hotelimiz şehir merkezinde olduğu için samsundaki ana arterleri görme imkanımız kolay oldu.

 

 

 

SAMSUN-GİRESUN-TRABZON-AYASOFYA-MAÇKA

Sabah kahvaltısını aldıktan sonra  uçakla Tasos adasından Samsuna gelen Sinem ve Serkan(sedan turizm sahibi) aramıza katıldı Samsundan haraket ederek buradan  karadenizin fındığı ile meşhur kenti orduya haraket ettik.Oradan Giresun şehir merkezini takiben trabzona vardık burada Ayasofya kilisesini gezdikten sonra köftesi ile  meşhur akçaabatta yemek molası verdik daha sonra 2. Gün konaklayacağımız trabzonun maçka ilçesine haraket ettik.Yemeğin ardından hotelin bahçesinde çay keyfi  yaptık

 

 

 

 

Ertesi sabah ilk durağımız Trabzonun maçka ilçesini takiben Gümüşhane yolu üzerinde yer alan  yeşil ve mavinin bir arada bulunduğu  sütlacı ile meşhur 5 köyün bir araya geldiği hamsiköye vardık .Karadenizin hırçın yağmuruna ilk kez burada tutulduk .Buradan Sümela manastırına doğru yol aldık 1250 metre yüksekliğindeki manastıra  otobüs çıkmıyor. Orada kurulan minubus kooperatifine ait minubusler ise zirveye 6 tl ye götürüyor.Zirveden sümelayı izlemek bir rüya olsa gerek.

 

Sümeladan ayrılma zamanı şimdi bizleri 2,5 saatlik bir yolculuk bekliyor.Sınır kapısına girmeden önce o bölgenin en ünlü resturantı HÜSREV de yemek molası veriyoruz (yemek+içecek 17 tl)Her zaman ki gibi biraz heyecan biraz stres var bende geçen sene yaşadığım sınır kapısını geçme problemini tam hatırlamışken…

İnanılmaz bir insan kalabalığına şahit oluyoruz.1 saatlik beklemenin ardından sıra bizlere geldi.Şimdide biraz kuyruk sırası aman allahım çektiğimiz çilenin haddi hesabı yok(buraya gelecekler öncelikle kimliklerini kaplatlatsınlar  kapıda özellikle bu duruma çok özen gösteriyorlar)Biz geçtik geçmesinede şimdi de otobüsümüzü bekleme sırası inanın birde yağmur yağmasın mı  .Neyseki bir süre sonra otobüsümüz geldi .Batumi ye geçtikten sonra önce bir benzinlikte paraları change yapıyorsunuz (örneğin 100 tl de 66 lari ) ye denk geliyor.Batumda rehberimiz Nonna ile birlikte  panoromik şehir turundan sonra hotelimize yerleştik saat 20.00 de yemek alacağımız resturanta gittik.Biraz batumdan bahsetmek gerekirse  Batumi özerk bir cuhmuriyet  ve Müslümanların yaşadığı bir bölge 4 tane şehirden oluşuyor turizm ve liman bölgesi avrupanın en büyük 4. Limanı batumda yer alıyor.Turizm açısından son zamanlarda gelişen batumda hoteller ve casinolar  yoğunlukta .

Sabah kahvaltısının ardından Önce batum şehir turu ardından batonik park gezisinden sonra sınır kapısına gelerek türkiyeye geçtik .Buradan önce rize de bulunan ayder yaylası daha sonra  .Öğle yemeğimizi tulum eşliğinde kaçkar dağlarının eteğinde bulunan fırtına deresinde yer alan bir yerde  açık büfe (balık/tavuk+bölgeye has mezeler +içecek +laz böreği 28 tl) yemeğin ardından şimdiki durağımız uzungöl.Ancak son zamanlarda arap turistlerin akınına uğrayan uzungöl doğal güzelliğini kaybederek yeşil alanları maalesef ki betonlaşmaya terketmiş. Böylesi bir durum gerçekten beni çok üzdü nerede uzungölün o eski doğal güzelliği .Sedan  turizm ailesi olarak bir çoğumuzunda görüşleri benimle aynı doğrultudadır bundan eminim.Bir yandan arap turistlerin istilası bir yanda maalesef ki betonlaşmaya terkedilmiş doğal güzellik !!!!!!!!!

Rizeye  doğru yolculuğumuz of ilçesinde yer alan ofçay fabrikasına uğrayarak devam ediyor.Burada karadeniz hanımlarının tarladan büyük emek vezahmetle topladığı çay ın 1 gün içerisinde nasıl işlemlerden geçtiğini fabrika yetkilisinden aşama aşama öğrendikten sonra ver elini rize diyor ve hotelimize yerleşiyoruz.Akşam olmuştu herkes biraz da olsun dinlendikten sonra hotelimize yürüme mesafesindeki çayhanede soluklanıyoruz.Ve koyu bir sohbete dalıyoruz günün yorgunluğu güzel rize çayı ile harmanlanıp muhabbet koyulaşıyor.Ancak yarın yolumuz önce samsuna daha sonrada orduya varacağı için gözlerde yorgunluk belirtileri hat saffada

 

 

RİZE-SAMSUN-ORDU

 

Ertesi sabah güzel bir rize sabahı ile uyanıyoruz.Yolumuz önce samsun ilk adım heykeli,yabancılar çarşısına varacağı için çabuk haraket etme zamanı saat 13.00 gibi samsun merkeze  varıyoruz. İlk adım heykelinde grup fotoğrafı alındıktan hemen sonra 2 saatlik serbest zamanın ardından orduya haraket etme zamanı yolda muhabbet koyu olduğu için anlamıyoruz bile giresunda gün batımını izlemek paha biçilemez bir duygu. Saat 18.00 gibi kendimizi hotelde buluyoruz.Biraz dinlenmek hakkımız olsa gerek saat 20.30 da grand ayzek ala resturanttaki muhteşem eğlencenin Trakyalılar olarak bir parçası olmak paha biçilemez.Artık son 2 gün eğlencenin dibine vurmuş durumdayız.Ala resturantın orkestrasından bahsetmedende olmaz hanı kanun ve davul da bir çocuk baslı basına bir yetenek kendisi güzelsanatlar lisesinde okuyormuş,solist olan hanımefendi müzik öğretmeni davul da ki isim cidden işinin bilincinde kemana ise söylenecek söz bulamıyorum o gece telleri ağlattı.Resmen ruhumuza hitap eden bu orkestrayı canı gönülden kutlamak istiyorum

 

ŞEHZADELER ŞEHİRİ AMASYA

Bir kent düşün bir tarafındanYeşilırmağın  aksın bir yanında şehzadeler konaklarının kanti amasya daracık sokaklarına butik hotelleri turizme renk katsın .Artık karadeniz gezimizin son durağı amasyaya gitme vakti geceleri bir başkadır amasyanın rengarenk konakları gelen misafirlerine hoş geldin der .Ordudan amasyaya geldiğimiz ilk andan itibaren aile ortamını hissediyorsunuz emin efendi konaklarında burası 4 bölümden 16 odadan oluşan bir konak sahibi turhan bey geldiğiniz ilk andan itibaren aile sıcaklığını hissettiriyor emin efendi konağında .Yemeğimizi aldıktan sonra biraz dolaşalım diyoruz yavaştan her sokağı ayrı bir güzel turizm kenti amasyanın

Ertesi sabah 08.00 de uyanıyoruz rehberimiz Neslihan hanım tarafından şehzadeler kentini dolaşıyoruz yavaş yavaş. İlk durağımız hazenler konağı oluyor darcık sokakların karşısında amasya kalesi ve kral mezarları eşlik ediyor gezimize daha sonraki durağımız  2. Beyazıd küliyesi oluyor .Bu bölge vakıflar bölge müdürlüğünce tadilata alındığı için ancak bir kısmını gezme imlanımız oluyor sonra amasya minya türk te yapılan sunumu izliyoruz 80 m2 alana yapılan bu çalışma şehirin minyatürü gelen misafirlere sunuluyor bence her gelen misafir için görülmesi gereken bir yer.Sabuncuoğlu Sağlık müzesini gezmeden amasyadan ayrılmak ise büyük bir eksiklik Bu müzeden bahsetmek gerekirssse bir örneği serhat şehirimiz edirnede bulunuyor tüm ihtişamı ile siz misafirlerini ağırlıyor.Artık amasyadan ve karadeniz gezimizi noktalama vakti Öncelikle böylesine muhteşem bir geziyi organize eden edirne sedan turizm ailesine Serkan Zeren,Duygu Zeren’e Sinem Gündoğan’a ve  8 gün boyunca rehberliğimizi yapan Neslihan Öztürk ‘e ve şöförümüz Özgür Şene sonssuz teşekkürlerimle

BİR KONSER BİR İZLENİM…

 

 

BER_8770.JPGMavi ve Beyazı severim Özellikle Bahar mevsimi olunca.Çiçekler yeni yeni açar bu mevsimde güneşte kendini gösterir hafiften  Hele ki Yaz mevsimi gelmeden Bahar şarkılarını dinlemek paha biçilemez bir duygu verir biz musiki sever gönül dostlarına

 

         İki aylık özverili bir o kadar zor bir o kadar keyifli provaların  ürünüydü bu başarı öyküsünü yazmak ve değerli Edirne seyircisi ile yaşamak  Bir yanda yeni evimize kavuşma heyecanı sarmıştı  hepimizi  bir yanda  vereceğimiz konserin sevinci  vardı hepimizde .bu bahar  bir başka bahardı hepimiz için . Konserimizi verip alkış tufanını duymak en büyük sevinç  kaynağımız olacaktı . Seyirciden tam not alıp takdirini toplamak ayrı bir gurur kaynağı  gerçekten

 

      

         Edirne Musiki Derneği olarak Baharın ilk günlerini yaşadığımız bugünlerde  dernek olarak içimizdeki bahar sevincini coskulu seyirci topluluğuyla paylaşmanın haklı gururu vardı bütün solistlerde nasıl olmasın ki .Haklılardı doğrusu  Halil ERSEVEN gibi bir şefle çalışmanın avantajlarını en iyi şekilde kullanan koro üyeleri  Şefin gözlerine bakarak  seyirciye en iyi şekilde yansıttı FASLI Bahar Şarkılarını

 

        Repertuar ne kadar ne kadar kolay bile olsa şarkıların içinde nüanslar vardı ki bunları izleyenlerin ruhuna işlemek önemliydi.İşte bu parolayla yola çıkan Halil ERSEVEN ve değerli öğrencileri bir bahar akşamında faslı bahar konserinde Edirneli musiki gönül dostları ile aynı sahnede buluşmanın hem keyfini  hemde mutluluğunu yaşadı

 

      Baharın gelmesi musiki severlerinde yüzünü güldürmüştü.Herzaman olduğu gibi Trakya üniversitesi Devlet Konservatuar salonu dolmuştu.Seyirciler pür dikkat koronun seslendirdiği eserleri dinliyor Tek bir ses bile çıkmıyordu. Sanırım Bahar şarkılarını beğenmişlerdi. Bu Edirneli musiki severlerin Edirne musiki Derneğini ne kadar çok  sahiplendiği ve sevdiğinin açık bir göstegesiydi

BER_8759.JPG

 

    Konserin sunumunu yapan ve koro mensubu olan saygıdeğer Mehmet Tan ın düzgün diksyonu ve etkileyici bahar ile ilgili sunumu seyircilerden tam not aldı

 

     Ayrıca konser sunumunda iki yıl önce ocak ayı içinde temellerini attığımız ve belediye arkasında bulunan Edirne musiki derneğimizin inşaatının bittiğini ve eğitim sürecinin başladığını resmi açılış töreninin ise eylül ayı yanı (2017-2018 sanat sezonu başında)yapılacağını müjdeledi salondaki değerli musiki severlere.

 

      Evet bu haber son baharında muhteşem geçeceğinin habercisiydi. kurumsal yapısı her dönem güçlenen Edirne Musiki Derneği  Yeni binasında yarı konservatuar eğitimi vererek musiki severlerin hizmetinde olacak.Bu Edirne ve musiki için çok değerli bir kazanç

EDİRNE MUSİKİ DERNEĞİ YENİ YUVASINA KAVUŞTU

 

Bu bahar bir başka  bahar

temmuz akşamı seneler 1952

Göçmen kuşların sevinci gibi

Huzurun mutluluğun özlemi var

Sevincimizi sizlerle paylaşmak istedik

 

İki sene önce   hatırlarsınız

yuvamızın temelini atmıştık

Şimdilerde yuvamıza kavuştuk

Sevincimizi sizlerle paylaşmak istedik

 

Edirne Musiki Derneği  Edirne Belediyesi arkasında aldığı arsaya çok değerli bir bina yaparak hem edirneye hem de Türk musikisine kalıcı bir eser kazandırdı.2016-2017 sanat sezonu sonlarına doğru biten inşaat sonunda Edirne musiki derneği çalışmalarına burada başladı.Resmi açılışı Eylül 2017 Ayında  (Yani 2017-2018 sanat dönemi) başlarında yapılarak burada Koro üyelerinin yanı sıra isteyen musiki severlere İşinin eğli türk musikimizin değerli hocaları Başta Sayın Halil ERSEVEN olmak üzere Usül,Nazariyat ve Solfej dersleri verilecek

 

Ayrıca Edirne Musiki Derneği  2017-2018 sanat dönemi ile birlikte  bir çok değerli saz üstadıyla enstruman (ud,kanun,tambur vb)  dersleri yapılacak  

 

 

 

SÖZ SIRASI ARTIK MUSİKİNİN

 

Konserin sunumunu yapan değerli Mehmet Tan önce değerli saz üstadlarını sonrada değerli koro üyelerini sahneye davet etti.Artık muhteşem konserin başlama zamanı gelmişti

 

Tambur griş taksimini Furkan Resuloğlundan dinleyen musiki gönül dostları Birinci bölüm Türk musikimizin birbirinden değerli bestekarlarının Dört  Muhayyer kürdi makamında bestelediği eseri korodan dinledi

 

      Birbirinden değerli solistlerin ve koristlerin yer aldığı  Edirne Musiki Derneği Faslı bahar konserinde   izlemeye gelen musiki sevdalısı gönül dostu  seyircilerin  aldığı keyif gözlerinden okunuyordu.Hatta bir ara seyircilerinde eserlere eşlik ettiği gözlemlendi. Konserin başından sonuna dek.

      Bu sahnedeki şef –koro –seyircinin muhteşem  diyaloğu gözlerden kaçmadı .Her konseri bir önceki konserinden  kaliteli geçen Edirne Musiki Derneğinin bir başarı hikayesini yansıtıyordu seyircilere   Bilindik eserlerin yer aldığı repertuarda Profosyonel bir iş çıkaran Değerli koro üyelerini kutlamak gerek.

 

KORONUN İLK SOLİSTİ ÖMER TIPIŞ

 

Konserin ilk solist Ömer tıpışın icra ettiği  Muhhayer makamındaki eserinde şu satırlar yer  alıyordu.

 

İlkbahar yaz 
Sonbahar kis 
Dört mevsimde sen 
Cekilmezki baska türlü bu dünya 
Sevmezsen

 

UŞŞAK MAKAMINA GEÇİŞ TAKSİMİ MURAT BAĞDATLIDAN

 

Muhayyer makamı eserlerinden sonra uşşak makamına geçiş taksimini Edirneli musiki severlerin ve türk musikisinin tanıdığı udun da gerçek bir usta Murat Bağdatlıdan dinleme fırsatı buldu.Konserin ikinci solisti Hilal süer Sana gönül borcum var eseri ile musiki severlerle buluşurken ,Koronun diğer değerli bir sesi Cemile Canan Güneş Gönlüme gir doğ güneşim eserini icra etti. Edirneliler cidden bu akşam çok şanlılardı.Türk musikisinde isim yapmış birbirinden kıymetli saz üstadları Edirne Musiki Derneği Faslı Bahar konserinde koroya eşlik ediyordu.Uşşak makamında Salıncak adlı eseri Ömür –Sadrettin AR Seslendirdi. Konserin ilk bölümü Mahur makamındaki Neyzen Rıza EFENDİ bestesi Bir İstanbul türküsü olan Beyoğlunda gezersin adlı eserle sona erdi

 

Biraz soluklanmanın ardından  konserin ikinci bölümü Mehmet Tan ın enfes Edirne şiiri Çınar kabanın muhteşem nihavend giriş taksimi Aşkın tunanın  güftesini yazıp Halil karadumanın bestelediği Türk musikisinde unutulmayacak bir eser Rüyalarda Buluşuruz ile taçlandı.

 

 

 

EDİRNE MUSİKİ DERNEĞİNDE BİR GÜNEŞ DOĞUYOR

 

BER_8824.JPG

Edirne musiki derneğinde gerçekten bir güneş doğuyor.Bu sanat döneminde dernek bünyesinde yer alan Trakya Üniversitesi Konservatuarında eğitimini sürdüren genç bir solist yaşı daha 16 Yaşında derneğin en genç solisti ünvanını taşıyan tam bir  musiki aşığı ,zeki müren hayranı olan Efekan Soycan Bestesi Zeki Müren e ait Gözlerim Doğuyor Gecelerime adlı eseri icra etti

 

Seyirciden tam not alan Efekan Derneğin ciddi anlamdaki en büyük kazançlarından biri.Her defasında koroya daha çok adapte olan Soycan Gelecekte  musiki tavrı ile yaşıtlarına örnek genç nesile yol gösterici olacak

 

Konser Solist Ertan Karagözlünün okuduğu Nihavend makamındaki Ne olur geri dön gitmemiş gibi devam ederken nihavend makamındaki son eser Hayat bayram olsa Edirne Musiki Derneği korosu tarafından icra edildi

 

NİHAVEND TEN HİCAZ MAKAMINA GEÇİŞ TAKSİMİ ALİ KARAALİ DEN

BER_8900.JPG

Nihavend makamından hicaz makamına geçiş taksimini Ali karaali tarafından yapıldı. Bu bölümde Bir kere sevdim diye Ahmet Tunçyürek tarafından Hicaz tango eser Bir çapkına yangınım Arzu ERK tarafından icra edildi.Konser Hicaz Rembetiko Yedikule ve Hüzzam eser Bu gece barda eseri ile son buldu.

 

Tavada Ciğer Yanında Biber varken Saraçlarda Eğlence devam edecek

CİĞER.jpgŞimdilerde edirnemiz pek bir haraketli bundan tam 1 hafta öncesine kadar 5-6 mayıs 2017 tarihlerinde kakava şenliklerine yoğun katılım ve talep gözlenmiş Ülkemizin  bir çok farklı noktasından sadece bu etkinliği görmek için bir çok misafirimiz edirnemizi ziyaret etmişti

 

Gerçekten Edirne turizimi adına olumlu adımların atıldığı şu günlerde bu kadar misafiri görmek hem Edirnelileri hem de Edirne esnafının yüzünü güldürdü.

 

Sultanlar şehri şehirler sultanı kent   Mimarsinanın ustalık eseri Selimiye başta olmak üzere bir çok tarihi noktası ile adeta cazibe yeri haline geldi.

 

Bando ve ciğer festivalinin bir arada olması hem ciğer severlerin hemde müzik severlerin buluşma noktası haline geldi

 

Kakava sonrası ciddi katılımın gözleneceği tahmin edilen bando ve ciğer festivali edirneye renk katacak

 

Özellikle Edirne Belediyesi Bandosunun zengin repertuarı festivale ayrı bir hava katacak.

 

cier bando

7.BANDO VE CİĞER FESTİVALİ 12-14 MAYIS TA EDİRNEDE

 

Edirne Belediye Başkanlığı tarafından geleneksel hale getirilen bando ve ciğer festivalinin bu yıl 7.si 12-14 mayıs 2017 tarihlerinde şehrimizde yapılacak.Edirne Belediye Başkanlığı bandosu olmak üzere  Ülkemizde yer alan bandolar,ayrıca Yunanistan başta olmak üzere Bulgaristan  ve Romanya olmak üzere bir çok bando ekibi bu festivalde yerini alacak.

 

EDİRNE BELEDİYESİNDEN BANDOYA TAM DESTEK

 

Edirne Belediye Başkanlığı tarafından kurulan Edirne Belediyesi Bandosu Ülkemizi yurt içinde ve yurt dışında katıldığı bir çok festival ile gurur kaynağı haline gelmişti.Zengin Türk müziği repertuarı ile her daim adından da söz ettirmiştir.

 

EYAZID SANSI DAN 9/8 lik TAVA CİĞER BESTESİ

 

Edirneli Beyazıd Sansı 2013 yılında Tava ciğer ile ilgili hicaz makamında 9/8 lik bir eser bestelemişti.

 

TAVA CİĞER ŞARKISI

CİĞERCİLER KIZDIRIRLAR TAVAYI

MİS GİBİ DE KOKUTURLAR HAVAYI

AYRAN CACIK TAMAM EDER MASAYI

TAVA CİĞER LEZZETLERİN SARAYI

Nakarat:

TAVASI VAR CİĞERİ VAR

YANINDA DA BİBERİ VAR

A BE GÜZEL EDİRNEM

SENDE DAHA NELERİ VAR

EDİRNEYE GİDELİM TAVA CİĞER YİYELİM

GİDELİM EDİRNEYE TAVA CİĞER YEMEYE

TAVA CİĞER NE GÜZELDİR TATMASI

TAVA CİĞER BİR HÜNERDİR YAPMASI

EDİRNE DE VAR BU İŞİN USTASI

TAVA CİĞER LEZZETLERİN MARKASI

Nakarat